Gazze'de İnsanlık Ölüyor

1526

Özgürlük ve Dayanışma Partisi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin bir açıklama yaptı.

Eş Genel Başkanlar Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya’nın açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle,

Filistinlilerin Güçlerinin Birleştirilmesi Engellenmek İsteniyor
İsrail’in Gazze’ye hunhar saldırısı sürüyor. Kadın, çocuk, yaşlı, engelli tanımaksızın siviller katlediliyor. Netanyahu hükümeti çeşitli bahaneler arkasına sığınsa da, son harekatın asıl nedeni, Filistin Yönetimi ile Hamas arasında ortak hükümet konusunda anlaşmaya varılması, Filistinliler’in güçlerini birleştirme olanağı yakalamalarıdır.

Sözde barış süreci Obama yönetimi ve ABD Dışişleri bakanı John Kerry için bir halkla ilişkiler kampanyasına dönüşmüş, hiçbir somut adım atılamadığı gibi, bu arada kanun dışı Yahudi yerleşimleri olanca hızıyla sürmüştür. Son yirmi yılda Filistin toprakları olan Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te hukuksuz yerleşimlerin sayısı 350 bine ulaşmıştır. Filistin Yönetimi’nin sürekli tavizleri, son olarak müstakbel Filistin devletinin silahsızlanması, Ürdün’de 5 yıl için İsrail’in askeri varlığının kabulü, Batı Şeria’daki yerleşimcilerin % 80’inin İsrail devletine entegrasyonu, Filistinli mültecilerin anayurtlarına dönüşünün İsrail’in onayına tabi kılınması gibi tavizler dahi Siyonist rejimi tatmin etmemiş, saldırganlık devam etmiştir.

İsrail Emperyalist Güçlerden Kuvvet Alıyor
Başta ABD ve Britanya olmak üzere emperyalist güçlerin her İsrail saldırganlığını “savunma hakkı” diyerek mazur göstermeye çalışması Telaviv’in cüretini artırmakta, büyük  insani ve maddi kayıplara neden olmaktadır. Suriye’de Esat rejimini devirmek için silah, mühimmat ve Cihatçı temin etme yarışına giren, başta Suuudi Arabistan ve Katar olmak üzere gerici Arap rejimlerinin  Filistine desteği boş sözlerin ötesine gitmemektedir. Arap Birliği de sonuç alıcı kararlardan sürekli kaçmaktadır.

Erdoğan Ekonomik ve Askeri Anlaşmaların İptalinden Neden Söz Etmiyor
Recep Tayyip Erdoğan da  İsrail’i  sözde kınarken askeri anlaşmaların ve ekonomik ilişkilerin askıya alınması gibi somut adımlardan hiç söz etmemektedir. Gazze kıyılarında keşfedilen, ciddi bir ekonomik potansiyel barındıran doğal gaz yatakları da, Netanyahu’yu, Filistinliler’i püskürtme, kendi topraklarındaki doğal kaynakları yağmalama stratejisine yöneltmiştir. Filistin halkına biçilen misyon, Güney Afrika’daki Bantustanlar’a benzer yerleşimlerde İsrail kapitalizmine ucuz iş gücü olarak kölelik etmeleridir.

Filistin’in Devlet Kurma Hakkı Tanınmalıdır

Filistinlilerin devlet kurma hakkının kayıtsız şartsız kabulü, işgal edilen toprakların terkedilerek, anayurtlarına dönme haklarının uğradıkları maddi ve insani zararlar tazmin edilerek sağlanmasından başka çözüm yolu yoktur.

İsrail’in barış isteyen çoğunluğunun da huzuru ve güvenliği ancak böyle kalıcı kılınabilir. Mazlum bir halkı büyük bir insani yıkıma mahkum eden İsrail liderleri Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalıdır. Uluslararası hukuka uygun olarak Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı tanınana kadar, İsrail mallarının boykotu, ülkeye yapılacak tüm yatırımların durdurulması, devlete ve liderlerine yönelik yaptırımların uygulanması kampanyasına uluslararası demokratik kamuoyu  hız vermelidir. Emperyalizmin desteğindeki İsrail ordusunun tüm operasyonları hemen durdurulmalıdır.

Washinghton, Londra, Paris, Ankara’daki efendiler, Gazze’de sadece Filistinli çocuklar değil  insanlık ölüyor haberiniz yok mu!