Yolsuzluk Düzenine Son

2056

İstanbul’da gerçekleşen yolsuzluk operasyonuna ilişkin bir açıklama yapan, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ‘yolsuzluk düzenine son’ çağrısı yaptı.

Eş Genel Başkanlar Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya’nın açıklamasında, AKP ve Cemaat’in bu kirli ve karanlık ilişkilerin ortağı olduğunun altını çizilerek çözümün Haziran direnişinin büyütülmesinden geçtiği vurgulandı.

Açıklamanın Tam Metni:

“Dün aralarında Bakan oğullarının da bulunduğu kişilere yapılan yolsuzluk operasyonun ardından, bugün de 5 Emniyet müdürü görevden alındı.

AKP ve Cemaat çatışması, Türkiye’nin yakın geleceğine yönelik iktidar kavgasının iç ve dış tüm bileşenlerinin mücadelesidir.

Emperyalizmin ve uluslararası sermayenin desteğiyle iktidara gelen AKP, bugün pek çok bakımdan sermayenin ve emperyalizmin ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzaklaşmıştır.

Ortadoğu’da ‘model ülke’ rolüyle desteklenen AKP’nin özerk tutumlar alma gayretleri, ABD ile kimi çelişkiler yarattı. Suriye’deki yeni gelişmelerle birlikte Ortadoğu’daki dengelerin dışında kalan AKP, bölge politikaları açısından işlevsizleşti.

İçerdeyse AKP’nin iç krizi iktidarını tekelleştirerek aşmaya çalışması, iktidar bloku arasındaki çatışmayı derinleştirdi.

Haziran halk direnişi ile AKP’nin yönetme kapasitesi zayıflarken tüm bu çelişkiler derinleşerek, iktidar bloku arasındaki bir çatışma da şiddetlendi.

Bugün, AKP’nin iktidar olma sürecindekine de benzer şekilde siyasetin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Yaşanan operasyon ve müdahaleler temelde bunun bir parçası olarak şekillenmektedir.

Bu operasyonu kim hangi gerekçeyle yapmış olursa olsun, gerçek olan ortaya dökülen bu yolsuzluklardır.

Yıllardır halkı mülksüzleştirerek, kamuya ait arazi ve mekanları sermayeye peşkeş çekerek yaratılan rantın hangi yöntemlerle nasıl paylaşıldığını bu operasyon ortaya koymaktadır.

11 yıldır ülkeyi bu karanlık ve kirli ilişkilerle birlikte yöneten AKP ve cemaatin düzeni işte budur. Bu düzen haramzadeler düzenidir.

Böyle bir yolsuzluk başka bir ülkede olsa adı geçen hükümet yetkilileri de hükümet de on kez istifa ederdi. Ama Erdoğan aksini iddia etse de ülkeyi bir ‘muz cumhuriyetine’ dönüştürdükleri ortadadır.

Biliyoruz ki bu yolsuzluk ancak buz dağının görünen yüzüdür. Bütçe görüşmelerinin yapıldığı bu günlerde Sayıştay’ın denetleme raporu halen ortada yoktur. Belediyelerden TOKİ’ye, her şey denetimden kaçırılmaya çalışılmaktadır. Ancak, AKP nasıl kapatmaya çalışırsa çalışsın, halkın emeğini çalan bu haramzadelerin peşini bırakmayacağız.

Evet, her yanı çürümüş, neresinden tutarsak elimizde kalan bu düzenin artık iflah olmayacağı gün gibi ortadadır. Tüm bu kirli, kokuşmuş ilişkilerin ortakları AKP ve Cemaat’in çatışması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu karanlık gerçek değişmeyecektir.

AKP zihniyetinden ve onun tüm pisliklerinden kurtuluşun tek yolu vardır, o da Haziran direnişinin eşitlikçi, özgürlükçü devrimci yoludur.

O yüzden şimdi sorumluğumuz Haziran direnişini yaratan ülkenin ilerici, özgürlükçü, demokrat, eşitlikçi, bağımsızlıkçı tüm halk güçlerinin birleşik muhalefetiyle, ülkenin ve halkın kaynaklarını çalanlardan hesap sormak için mücadeleyi büyütmektir.”