Yolların Silindiği Bir Yerde Şimdi Eşitliğe ve Özgürlüğe BİR YOL AÇALIM

2398

Bugün 22 yaşındayız!

Devrimci geçmişimizin onuru, 22 yılımızın umudu ve inadı şimdi güneşle bayrağımıza asılı! Kaybettiğimiz güzel arkadaşlarımızın adları, yüzleri güneşimizde saklı!

Maviliklerde çoğalan dalgalarımız, dalgalarımızdan doğan rüzgarlarımızla bu şafaklarda vardık, varız ve var olacağız!

Bugün meydanlarımızı gürültülü sesleriyle kirletenler… Kötülüğü ve her türden çirkinliği en utanmaz maskeleriyle övenler… Onlar… Tıpkı, kendilerinden önce gelen benzerleri gibi yarın var olamayacaklar…

Onların yarattıkları ülke ve dünya felaket ve yıkımlarla çatırdıyor!

Daha bir kaç on yıl önce ‘başka yol yok’ diye vaaz verenlerin sesleri artık çıkmıyor! Kapitalizmden başka bir seçenek, başka bir yol kalmadı diyerek bu yola sapanlar ifhal olmaz bir yenilginin muhatapları artık! Ve ezilenlerin, emekçilerin sesleri bir kaz daha tarih sahnedeki yerini alıyor! Meydanlar o çirkin yüzlerin, çirkin seslerinden kurtulup alabildiğine genç, özgürlük fışkıran güzel yüzlerle dolup taşıyor! Dünyanın her yerindeki sokaklarda soluğu kesilmiş kapitalizmin adaletsizliğe, vahşi sömürü ve yıkımına karşı HAYIR sesleri yükseliyor! Bu ses yeni bir gelecek için, 21.yüzyılın sosyalizmi için adımlamaya başlıyor!

Bu adımlar, sokakları kesen barikatlarla, çığlık çığlığa bir yol açıyor!

Memleket… Zalim ve soyguncu ellerin prangasında esir düşürülmüş… Memleket… Yoksul, güzel ve onurlu milyonlarının perişan düştüğü fabrikaları, sokaklarıyla… Ekeceği elinden alınmış eli nasırlı emekçileriyle… Kirli ellerin uzandığı çocuklarımızın ağır utancıyla… Memleket… Ve elbet memleket… Haziran günlerindeki coşkunluğuyla… Birbirine sarılmış milyonların dizginlenemez kuvvetiyle… Esareti ve dinci kuşatmayı yırtıp atan kadınlarıyla… Metal fırtınaların, Tekel’lerin içinde kaynaşan işçileriyle… Sokaktan sesini eksik etmeyen devrimci gençleriyle… Memleket…

Siyasal İslamcıların yolu ülkeyi felakete çıkardı… Tarikatlar-cemaatler karanlığı emekçi yoksul halkın üzerine karabasan misali çöktü… Çocuklarımızın ENSAR karanlıklarında boğduruldu… Kadınlar, dinci baskı ve erkek şiddetinin kuşatmasına alındı… İşçilerimizin al kanları içildi… Soma’da, Ermenek’te ve her gün bir sömürü çarkında öldürüldü… Milyon dolarlarla ceplerini dolduranlar memleketin yoksul, güzel ve onurlu insanlarını aşağılamayı marifet bildi… İşte, ülkeyi 50 yılı aşkın zamandır yöneten sağ zihniyetin… Amerika’nın yeşil kuşak projelerinde 6.Filo’ya secde ederek büyüyenlerin ve onların izinde bugün Saray’larda şatafatlı ve alabildiğine zorba bir iktidarın keyfini sürenlerin yarattığı ülke bu…

Onların yolu, secdeye gittikleri 6.Filo’nun yolundan hiç sapmadı… Şimdi, Amerikan emperyalizmine ülkemizin her bir metrekaresini pazarladıktan sonra, sözde Amerikaya karşı kabadayılık yaparken bir de ülkenin devrimcilerine anti-emperyalistlik taslayarak ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar… Darbelerle büyüyüp, ülkeyi darbelerden geçirip şimdi OHAL altındaki sivil darbelerle yürüttükleri idareleri altında ülkemizin tüm birikimi berhava edilip, kardeşlik bağları çözülüp bir harabe yaratılıyor…

Ama onlar ne yaparlarsa yapsınlar onların çağı kapanıyor! Onların kirli ve karanlık yolları siliniyor! Şimdi memleketin aydınlık, özgür, eşit ve bağımsız geleceğine çıkan bir yol var…tek yol var…o da devrimcilerin yolu!

22.yılında çağırımız bu yolda birlikte yürümeye, siyasal İslamcı faşizmi yenmeye ve ülkemizi emperyalizmin prangasından kurtaracak bu yolu birlikte açma çağrısıdır… Ülkemizin kaderini siyasal İslamcı faşist güçlerin, çürümüş sağ siyasetlerin ve emperyalizmin ellerinden birlikte alabilir… Bu karanlığı dağıtacak umuda, umutla doğacak güneşli günlere birlikte yürüyebiliriz…

22.yaşımızda bu kararlılıkla, umutla, aşkla ve inatla mücadeleye devam!

Eşitlik ve Özgürlük İçin Bir Yol Açalım! Türkiye’yi Yeniden Kuralım!