SOMA’YI UNUTMA

1810

SOMA’YI UNUTMA
MADENLER İŞÇİYE MEZAR OLMASIN
BU DÜZENİ DEĞİŞTİRELİM

SOMA Katliamının 2. yılındayız. 301 işçinin hayatını kaybettiği bu katliamın ardından ne sorumlulardan hesap soruldu, ne de katliama neden olan konularda işçilerin lehine tek bir adım atıldı.

AKP iktidarı, SOMA Katliamının hemen ardından, daha önceki iş cinayetlerinde de olduğu üzere, ‘kaza-kader’ söylemi tekrarlamış, bölgeye imam sevk ederek halka ‘isyan etmenin günah’ olduğunu anlatmaya çalışmıştı. İsyan edenlerle TOMA’dan gaz sıkılmış, Erdoğan’ın korumalarınca tekmelenmiş ve işçiler işten atılmıştı.

SOMA Katliamına neden olan ve suçluları koruyan bu karanlık sömürü düzeninde bugün de değişen bir şey yok. Bugün SOMA Katliamın’da kaybettiğimiz işçi kardeşlerimizi anmak, sorumlulardan hesap sormak giderek 19.yüzyılın kölelik koşullarının işçilere dayatıldığı bu sömürü düzenini teşhir etmek, onu değiştirmek ve yıkmak için tüm işçilerin, emekçilerin ve halkın mücadelesini örgütleme kararlılığını sürdürmektir.

KATİL ÜRETİMİ 4 YILDA 15 KAT ARTTIRAN SOMA A.Ş’DİR

SOMA Katliamının sorumlularından hesap sormak da bu mücadelenin en önemli parçasıdır. Yapılan bilimsel araştırma ve incelemelerde de görüldüğü üzere, SOMA Katliamının sorumlusu SOMA A.Ş ve onun bu ölüm politikalarına göz yuman, destekleyen AKP iktidarıdır. Katliamın nedeni üretim zorlamasının sonucunda oluşan kömür yangınıdır. SOMA’da katliam öncesinde kömür üretimi 4 yılda 15 kattan fazla arttırılmıştır. Kömürün maliyeti Türkiye Kömür İşletmeleri’ne ait diğer madenlerde 130 dolar civarındayken, SOMA’da 24 dolara kadar düşürülmüştür. Üretimin arttırılması ve maliyetin düşürülmesi işçilerin ölümü pahasına yapılmıştır. Daha fazla çalışma, iş güvenliğinin ortadan kaldırılmasına yol açan bu daha çok kar politikası 301 işçi kardeşimizi aramızdan almıştır.

Katliamın ardından başlayan dava süreci ise sorumluların yargılanmasını değil korunmasını temel almaktadır. SOMA A.Ş patronu Alp Gürkan’a çılan soruşturmanın savcısı üç kez değiştirilmiş, halen dava açılıp açılmayacağı dahi belirsizdir. SOMA A.Ş’nin işçileri ölüme götüren uygulamalarına göz yuman, destekleyen ve katliamın arkasındaki özelleştirme politikalarının sahipleri başta dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik olmak üzere AKP iktidarı, aynı politikaları SOMA’da ve tüm madenlerde uygulamaya devam etmektedir.

AKP İKTİDARINDA MADENLERDE 1470 İŞ CİNAYETİ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin hazırladığı rapora göre, AKP iktidarı döneminde madenlerde 1470 iş cinayeti yaşanmıştır. Soma’da 301, Ermenek’te 18, Karadon’da 30, Dursunbey’de 17, Küre’de 19… Soma’nın ardından, gerekli tedbirler alınacak açıklamalarının ardından geçen 2 yıl içinde madenlerde 100 işçi hayatını kaybetmiştir.

İş cinayetlerinin ve özelinde madenlerdeki iş cinayetlerinin temel nedeni özelleştirmelerle birlikte, üretim yoğunlaşması, iş güvenliğinin ortadan kaldırılması, uzun çalışma saatlerine dayanarak sermayenin daha çok kazanma hırsıdır.

Sermayenin kuralsız ve güvencesiz çalışmaya dayanarak gerçekleştirdiği bu sömürü politikası AKP iktidarı tarafından giderek daha da derinleştirilmektedir. Son olarak Meclis’te yasalaştırılan kiralık işçilikle birlikte, işçilerin güvenceli çalışma imkanları tümüyle yok edilmektedir. İşçilerin, hak arama ve kendilerini savunma kanalları kapatılmaktadır. Sendikalar, iktidar denetimine alınmakta, aynı zamanda sendikal zeminlerin yerine cemaat-tarikat ilişkileri ikame edilmektedir. AKP, işsizliği, yoksulluğu emekçi halk üzerinde bir baskı aracına dönüştürmektedir. İşsiz bıraktığı milyonları ancak ölüm şartlarında çalışmaya zorlamaktadır.

İş cinayetlerinin durdurulması, insanca yaşam insanca çalışma ancak AKP eliyle geliştirilen bu saldırıları durdurmakla mümkündür.

ÖZELLEŞTİRMELER İPTAL EDİLSİN MADENLER KAMULAŞTIRILSIN

Özelleştirilen tüm madenler kamuya devredilmelidir. İşçiler, madenin yönetiminde söz ve karar sahibi olmalıdır. Sendikalaşmanın önündeki her tür yasal ve fiili baskı kaldırılmalıdır. Bugün, SOMA’nın çağrısı güvenceli çalışma ve insanca yaşam hakkı için mücadele etmektir.

Tüm özelleştirmeler derhal iptal edilmeli, özelleştirilen tüm madenler kamulaştırılarak işçilerin yönetimine bırakılmalıdır.
Madenlerin denetimi için emek ve meslek örgütü temsilcilerinin ve bilim insanlarının yer aldığı bağımsız bir kurul oluşturulmalıdır.
Çalışma yaşamı, işçilerin insanca yaşam ve güvenli çalışma koşullarını temel alarak yeniden düzenlenmelidir.

soma3 soma2 soma1DUVARGAZETESOMA