Sol Parti Başkanları Kobane'yi Anlattı

1882

Kobanê direnişine destek vermek için Suruç ve Kobanê’ye giden sol parti başkanlarından oluşan heyet, bugün izlenimlerini basınla paylaştı.

ko

İnşaat Mühendisleri Odası’ndaki basın toplantısına ÖDP Eş Genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP Milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel, ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, SYKP Eş Genel Başkanı Tuncay Yılmaz, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, YSGP Eş Sözcüsü Sevil Turan ve Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı Samut Karabulut ile siyasi partilerin yönetici ve üyeleri katıldı.

İlk sözü alan Figen Yüksekdağ, “Saldırının en ağırının, direnişin de en büyüğünün yaşandığını gördük. Hem saldırganlık sınır tanımıyordu hem de direniş ve direnişe yüzünü dönen halklarımız sınır tanımıyordu. Sınırsız bir direniş ve sınırsız bir saldırganlık söz konusu” dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, “Türkiye halklarını, AKP’nin planlarını bozacak şekilde karşısına çıkartmamız gerekiyor. Öncelikli görevimiz bu olmalı” dedi. Tüzel, AKP Hükümeti’nin tampon bölge önerisine ilişkin “Bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil” ifadesini kullandı.

HDP Mersin Milletvekili Kürkçü, Kobanê direnişinin Türkiye’nin her yerine dalga dalga yayıldığını belirtti, “Halklarda direniş ve kader ortaklığı duygusunu yarattı. Bu Türkiye’de 1980 sonrasında görmediğimiz türde çoğulcu, heterojen bir ortaklık. Türkiye’nin bütün ezilenlerini bir ortaklık duygusuna sokan bir direniş. Salih Müslim’in dediği gibi Stanlingrad haline geldi” dedi.

ÖDP Eş Genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, Kobanê’den gelen halkın destek ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi, “Türkiye’nin gelenlere kucak açtığı iddiasının doğru olmadığını gittiğimiz bir kampta gördük” dedi.

EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, dün İstanbul Üniversitesi’ndeki saldırıyı hatırlattı, “IŞİD tehlikesini sadece Kobanê ya da Rojava’nın sorunu olarak görmeyelim. Bu tehlikeye karşı, AKP’ye karşı bir siyaset yürütmek zorundayız” dedi. 1 Mart tezkeresini hatırlatan Uzun, “Nasıl 1 Mart tezkeresini hükümete iade ettiysek, 2 Ekim’de gündeme gelecek tezkereyi AKP’ye iade edecek bir politik hat yürütmeliyiz” diye konuştu.

Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı Samut Karabulut, Stalingrad direnişini hatırlattı, “Stalingrad düşseydi, Nazizm kazanacaktı. Kobanê’nin bizim açımızdan böyle bir anlamı var. Kobanê düşerse, başka halkların gündemine daha büyük savaşlar gelecek” dedi.

SYKP Eş Genel Başkanı Tuncay Yılmaz, “Basında yansıtıldığı gibi çaresiz bir halk yok. Kobanêlilerin istedikleri öz savunmanın önündeki engEllerin kaldırılmasıdır. Yoksa uluslararası koalisyondan demokrasi ve özgürlük beklemiyorlar. Ayrıca bu sürecin ortak mücadelenin örülmesi için önemli olduğunu belirtiyorlar” dedi.

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Kobanê direnişinin bütün Ortadoğu’nun geleceğini belirleyeceğini belirtti. Hükümete seslenen Gürkan, “IŞİD’le mi komşu olacak, yoksa Rojava halkının oluşturduğu demokratik, eşit, laik sistemle mi komşu olacak? Karar vermeli. Biz halklar olarak IŞİD çetelerine değil, Rojava halklarına komşu olacağız” diye konuştu.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, “Şimdi Kobanê direnişini, nasıl İstanbullu, İzmirli, Ankaralı hale getirebiliriz, bunu tartışacağız. Orada gördüğümüz direnişçiler moralliydi. Bu nedenle bu direnişin yenilmeyeceği kanaatindeyim” diye konuştu.

ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, “Çıplak bedenleri ile savaşan bir halk vardı. Bizi, direnişin yüce gönüllülüğü ile karşıladılar. Bize söyledikleri şu oldu: ‘Rojava ortak vatan, hep birlikte savuncağız.’ Asya Abullah, ‘ortak vatanı savunmak için önümüzde tarihsel fırsat var’ dedi.27