SARAY’DA ÖNCE ZİKİR ŞİMDİ ADLİ YIL AÇILIŞI  CEMAATÇİLERDEN BOŞALAN TÜM KOLTUKLAR ERDOĞAN’A! 

1037

Yeni Adli Yıl, Saray’da açılıyor.

Dün Zikir töreni düzenlenen Saray’da, bugün Yeni Adli Yıl’ın açılışı gerçekleştirilecek. AKP iktidarında hukuk böyle bir garabetin içine sürüklendi.

Cemaatle ortaklık içinde kurulan kumpasların ‘Savcılığına’ soyununlar, bugün Saray’da hukuku tümüyle kendi ‘Savcılığı altında’ topluyor. Anlaşılan o ki, Erdoğan, Cemaatten boşalan tüm makamlara kendisini atamakta, Adliye Saraylarını kendi Saray’ın altında birleştirmektedir.

Böylesi bir ortamda hukuktan ve adaletten söz etmek imkansızdır.

Eski Tas Eski Hamam

15 Temmuz darbe girişimini ardından ilan edilen OHAL ile temel hak ve özgürlükler askıya alınmış, gazeteler kapatılmış, gazeteciler, bilim insanları bu kararlara dayanarak tutuklanmıştır. Saray’ın ev sahipliğinde yapılacak yeni Adli Yıl açılışı, eksinin izinde yürüneceğini göstermektedir.

Yargıda yıllardır yaşanılan siyasi otoriteye bağımlı, dinci/mezhepçi kadrolaşmaya yönelik tüm eleştirilere kulak tıkayan, liyakatın yerine partizanlığı dinciliği ve mezhepçiliği koyan, DGM ve özel yetkili mahkemelerin yerine  kararlarından ”sual olunmaz” sulh ceza hakimliklerini ikame ederek yargıyı siyasi iktidarın şubesi haline getirmeye çalışanlar,  15 Temmuzdan sonra her ne kadar aldatıldıklarını, hata yaptıklarını söyleyerek günah çıkarmaya çalışsalar da,  tüm bu olan bitenler değişmeye pek  niyetli olmadıklarını, günahlarıyla barışık olduklarını gösteriyor.

Özetle, Yeni Adli Yıldaki yeni görüntünün adı ”eski tas eski hamam”dır. Bir dönem savcı olduklarını söyleyenlerin yeni dönem rol dağılımındaki yeni rolleri yine savcılık. Üstelik bu kadar yolsuzluk iddiasına, bu kadar akan kana ve gözyaşına, bu kadar yitip giden yaşama rağmen.

Bağımsızlık Olmadan Hukuk Olmaz

Özgürlük ve Dayanışma Partisi,  hukukun halkın hak arama özgürlüğünün aracı olması gerektiğine inanır.  Yargının, toplumu başta devlet olmak üzere her türlü baskıdan ve saldırıdan korumasının  ön koşulu yargının bağımsız olmasıdır. Yargının bağımsız olmadığı bir ortamda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da  ”Adil Yargılanma Hakkından”  bahsedilemeyecektir.

Binlerce hakim, savcı ve yargı çalışanının tutuklandığı, açığa alındığı, görevden alındığı bu konjonktürde ya eski yöntemlerle din tarikat mezhep parti ağlarında yeni kadrolarla eskinin devamı ilan edilecek  ya da yeni bir sayfa açılacaktır.

Ülkemizde bağımsız ve adil yargının hayata geçirilmesi hukuk sisteminin yeniden düşünülmesi ve kurgulanmasını gerektirmektedir. Bu düşünce ve çaba  başta hukukçular olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla ve ortak aklıyla üretilmelidir.

Bağımsız Yargı İçin Önerilerimiz

Özgürlük ve Dayanışma Partisi bu vesileyle bir kez daha bunlarla sınırlı olmamak üzere;

Bağımsız yargının temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi için esas güvencelerden birisi olduğunu,

Bağımsız yargıdan bahsedilebilmesi için yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılması gerektiğini,

Bağımsız yargıdan bahsedilebilmesi için yürütme organı ve yanlar önünde bağımsız ve yansız olunması, bunların etkisi altında olunmaması, hiçbir kişi ve organdan emir alınmaması, hiçbir kısıtlamaya, etkiye, baskıya, tehdide,  müdahaleye uğramadan karar verilmesi gerektiğini, öte yandan yargının  her türlü etki,  emir, baskı, müdahaleden  korunmasını  sağlayacak anayasal önlemlerin  vazgeçilmez olduğunu,

Yargıçların da başka yurttaşlar gibi düşünce ve anlatım özgürlüğü ile toplanma ve dernek kurma özgürlüğüne sahip olması ve bu haklarını görevlerinin erdemi ve yansızlığı ile yargı bağımsızlığını koruyacak şekilde  kullanmaları gerektiğini ,

Yargıçların seçiminde ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi veya diğer fikirler gibi düşüncelerle hiçbir ayrım yapılmaması zorunluluğunu,

Bir mahkemenin bağımsız olup olmadığının üyelerinin atanma biçimi ve görev süreleri ile doğrudan ilgili olduğunu, yargıçlığın kazanılmasının nesnel ölçülere, kişisel yetenek ve deneyime, temel hak ve özgürlüklere inanmışlığa dayanması gerektiğini,

Yargının görevinin siyasal iktidara hizmet değil halkın hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi olduğunu, hatırlatıyoruz.

Tüm hukukçuların yeni adli yılını kutluyoruz.

Bağımsız ve adil yargının yerleşerek kurumsallaştığı bir düzen için mücadeleye devam edeceğiz.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi

Hukuk Çalışma Grubu