RIZAMIZ YOK İSYANIMIZ VAR!

177

HSYK’nın “Yargıda Durum Analizi Toplantıları” ında “mağdurun tecavüzcüsüyle evlenmesi”ni içeren eski TCK’nın 434’üncü maddesinin geri getirilmesini öneren, “15 yaşından küçüklere karşı rızaen cinsel ilişki suçlarının ceza miktarları düşürülmeli” diyen bir yargı şimdi de 13 yaşındayken 26 erkeğin tecavüzüne uğrayan N.Ç. hakkında “rızasıyla birlikte oldu” kararını onayladı.

İktidara geldiği günden bugüne cinsiyetçi ve muhafazakar söylemini başta başbakan ve bürokratları aracılığıyla sürdüren AKP iktidarı döneminde, kadına yönelik şiddet ciddi bir artış gösterdi. Kadın cinayetlerinin % 1400 arttığı bu süreçte acil tedbirler alınması ve somut adımlar atılması gerekirken taciz, tecavüz, şiddet ve cinayet davalarında mahkemelerin aldığı kararlar kadınlara yönelik şiddetin tüm hızıyla devam ettiğini gösteriyor,çürümüş ve kokuşmuş düzenin gerçek yüzünü ortaya koyuyor.

HSYK`nın “Yargıda Durum Analizi Toplantıları” ında “mağdurun tecavüzcüsüyle evlenmesi”ni içeren eski TCK`nın 434`üncü maddesinin geri getirilmesini öneren, “15 yaşından küçüklere karşı rızaen cinsel ilişki suçlarının ceza miktarları düşürülmeli” diyen bir yargı şimdi de 13 yaşındayken 26 erkeğin tecavüzüne uğrayan N.Ç. hakkında “rızasıyla birlikte oldu” kararını onayladı. Siyasal iktidarın, asker ve sivil bürokratların, mahkemelerin içiçe geçtiği ilişkiler ağının koruduğu erkek egemen kapitalist düzen, kadınların bedenleri üzerinde yükselmeye devam ediyor.

Son olarak Kredi ve Yurtlar Kurumu`nun yurtlarda kalan öğrencilere “para cezası” ve “yurttan atılma” tehdidiyle doldurtmaya çalıştığı anketlerde yer alan, kadın öğrencilere yönelik “daha önce kaç birliktelik yaşadınız?” ,” 1 Ocak 2005 tarihinden sonra şu an canlı olsun ya da olmasın doğum yaptınız mı? ” gibi sorular cinsiyetçi bakış açısının düzenin kurumlarınca nasıl derinleştirildiğini göstermektedir. Kim tarafından , hangi amaçla hazırlandığı açık ve net olarak belirtilmeyen bu tür anketlerle ne yapılmak isteniyor? Ankete cevap vermek istemeyen öğrenciler neden tehdit ediliyor? Bu anketler hakkında Eğitim Bakanlığının, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bir bilgisi var mıdır? Yoksa bu anketler üniversite öğrencileri üzerinde kurulmaya çalışılan tahakkümün ayrı bir parçası mıdır? Bu sorulara cevap bekliyoruz.

Biz kadınlar;

Kadınların bedeni üzerinden yükseltilen bir “namus” kavramını reddediyoruz.

Kadınlara dair siyaset üretmeyen Bakan Fatma Şahin`in erkek egemen iktidarın bir parçası olduğunu biliyoruz.

Düzenin kurumlarınca derinleştirilen cinsiyetçi bakış açısına karşı mücadele edeceğimizi haykırıyoruz.

Kadın mücadelesini kadın dayanışmasıyla yükselterek sokaklarda olacağımızı bir kez daha söylüyoruz.

Gerici, faşist, kadın düşmanı AKP`nin yasamasına da yürütmesine de yargısına da esastan itiraz ediyoruz!

ÖDP`Lİ KADINLAR
04.11.2011