Provokasyonlara karşı, barışı korumak hepimizin görevidir!

954

Mersin’de barış ve kardeşliği simgeleyen Newroz kutlamaları sonrasında bir grup tarafından Türk bayrağına yönelik saldırı ve sonrasında bazı çevrelerin geliştirmeye çalıştığı nefret ve linç psikolojisi Türkiye’de son yıllarda teneffüs edilmeye başlanan barış ortamının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Ne bayrağa dönük bu saldırı ne de bu saldırıyı bahane ederek milliyetçi ve otoriter güçlerin çatışmayı teşvik edici davranışları kabul edilemez.

Siyasal varoluşunu ülkenin çatışmalı bir ortam içerisinde bulunmasına, farklı kimliklerin inkârına dayandıran anlayışlar böylesi durumları istismar ederek geçmiş acıları kaşımaya, toplumda bir çatışma ve gerilim ortamı yaratmaya çalışmaktadırlar. Türkiye’nin çok kimlikli çok kültürlü yapısını inkâra dayalı milliyetçi ve otoriter siyasetler kendi siyasal mevcudiyetlerini ülkenin yeniden çatışmalı bir ortama girmesi üzerinden pekiştirmeye kalkışmaktalar. Türkiye’nin geride bıraktığı karanlık döneme geri dönmesi ve Türk-Kürt çatışması yaratılması üzerinden kendi siyasal pozisyonunu tahkim etmeye yönelik siyasi anlayışlar mahkum edilmeli ve böylesi bir provokasyon ortamı yaratmak isteyenlere karşı toplumsal muhalefet güçleri uyanık olmalıdır.

Bugün için hepimizin görevi büyük acılar pahasına oluşmuş barış ortamını muhafaza etmeye, geliştirmeye çalışmaktır. Bu çabayı dinamitlemeye yönelik her türlü girişim nereden gelirse gelsin karşısında demokratik ve özgür Türkiye mücadelesi verenleri bulacaktır.

Hayri Kozanoğlu
ÖDP Genel Başkanı
23 Mart 2003