Parti Meclisi Sonuç Metni

1126

14 Haziran 2015 tarihinde İstanbul’da yapılan Parti Meclisimizin sonuç bildirisi yayınlandı.

PARTİ MECLİSİ SONUÇ METNİ
14 Haziran 2015

1- 2015 seçiminin kaybedeni Erdoğan ve AKP oldu. Erdoğan-AKP iktidarının kaybetmesine neden olan en önemli dinamik Haziran isyanında sokağa çıkan milyonlar oldu. Erdoğan-AKP iktidarını sınırlayan, sarsan Haziran isyanın iradesi Erdoğan’ın hegemonyasını yeniden tesis etmesine izin vermedi. Hegemonik ve moral üstünlük niteliği sol halk kitlelerinin eline geçti.

2- Seçimde ilerici muhalefet dinamiklerinin başarısının en önemli nedeni, AKP’ye Hayır diyen bir siyaset çizgisinin takip edilmesidir. Bu anlamda, 2010 referandumu gibi kritik eşikler dahil olmak üzere devrimci-sosyalist hareketin ısrarla sürdürdüğü siyasi hattın muhalefet güçleri tarafından da benimsenmesi ile AKP’yi sandıkta da geriletmek mümkün olabildi.

3- Partimizin seçim öncesinde de ifade ettiği, CHP’den HDP’ye ve sosyalistlere tüm muhalefet dinamiklerinin Gezi-Haziran programı çerçevesinde ortak mücadelesi, bir ittifak biçimini almamış olsa da seçimde halkın iradesiyle dolaylı olarak sağlanması sonucun belirlenmesinde önemli olmuştur. Tabi ki HDP’nin yüzde 10 barajını geçerek elde ettiği seçim başarısı buna ciddi bir katkı sunmuştur. Birleşik Haziran Hareketi’nin ilerici güçlerle dayanışma kararı böyle bir hattın kurulmasında önemli bir rol oynamıştır.

4- Seçim sonucunda AKP’nin gerilediği bir Parlamento tablosu kuşkusuz ki önemlidir. AKP’ye Hayır diyen milyonların talebi ise nettir, AKP’nin hiçbir bir biçimde iktidara taşınmamalıdır.. Muhalefete düşen görev, halkın temel taleplerini yerine getirerek Erdoğan ve AKP iktidarının üzeri örtülen tüm suçlarının hesabını sormak, faşist baskı yasalarını ve barajla birlikte seçim sistemindeki anti-demokratik uygulamaları kaldırmaktır.

5- AKP’nin sandıkta gerilemiş olması muhalefet açısından önemli imkanlar ortaya çıkarmakla birlikte, AKP eliyle kurulan neoliberal ve gerici rejimin yenilmesi sandık ve parlamento ile sınırlı bir eksende sağlanamaz. Sarayın merkezinde olduğu AKP rejimi MİT’ten yargıya tüm alanları kuşatmış, emniyetten başlayarak açık ve gizli cihadist-faşist örgütlü güçlerle siyasal-toplumsal alanı kuşatmış bir iktidar gücüdür. Bu gerici-faşist, yağmacı iktidarı yenebilmek ancak halkın birleşik ve örgütlü mücadelesi ile mümkün olabilir.

6- Birleşik Haziran Hareketi, Gezi milyonlarının arayışı ile ortaklaşarak sandıkta ilerici güçlerle dayanışma kararı aldı. Aynı zamanda da Haziran Meclislerini birleşik direniş ve kurucu muhalefet zemini olarak işaret ederek Gezi’nin devrimci muhalefet dinamiğinin ufkunu parlamento ile sınırlanmayan bir siyaset iddiasını ortaya koydu. Bu politik iradenin işaret ettiği mücadele şimdi Haziran Meclislerinin halkın söz, yetki ve karar sahibi olduğu kurucu zeminler olarak geliştirilmesidir.

7- Önümüzdeki dönem siyasi krizlerle birlikte, ekonomik-sosyal krizin belirlediği bir kaos dönemi olacaktır. Düzen, kısmi ve geçici dengeler kursa da halkın metal grevinde de görüldüğü üzere yükselen hak arama mücadelesinin düzenin içinde eritilmesi mümkün değildir. Dünyada da sol-devrimci arayışların yükseldiği bu dönemde, temel sorumluluğumuz Haziran ülkesini bir çözüm yolu ve seçenek haline getirmektir. Bunun için tüm gücümüzle halkın Haziran kavgasını büyütmeye, Haziran fikrini her alanda geliştirmek için daha büyük bir kararlılıkla sorumluluk alacağız.

8- Partimiz, Eylül ayında başlayacak Olağan Kongre sürecini de bu anlayışla örgütleyecektir. Partimiz, halkın birleşik Haziran kavgasını bir adım ileri taşımak, 21.yüzyılın isyan çağının yeni dinamikleri ve birikimleri üzerinden tüm üye ve dostlarıyla sürdüreceği bir tartışma süreci içerisinde bir yol açarak Kongresini gerçekleştirecektir.