PARTİ MECLİSİ SONUÇ BİLDİRİSİ

1375

1-31 Mart yerel seçimleri de öncekilere benzer şekilde yoğun bir iktidar baskısı altında, eşitsizlik ve adaletsizlikler içinde gerçekleşmiştir. Buna rağmen iktidar bloğunu İstanbul’dan Ankara’ya, Artvin’den Kırşehir’e, Mersin’den Antalya’ya, Adana’dan Diyarbakır’a kadar pek çok önemli merkezi kaybetmesi ülkenin geleceği için umut verici olmuştur. Bu sonuçlar, zalimlikle ayakta duran siyasal İslamcı rejim karşısında halkın değişim isteği ve iradesini güçlü bir biçimde ortaya koymuştur. 

2-31 Mart seçimleri AKP-MHP bloğunun kısmi bir gerilemesi ile sonuçlanmıştır. AKP ve Erdoğan’ın yenilmezlik süreci sona ermiş, bu anlamda Erdoğan’ın “liderlik karizması” da yara almıştır. Türkiye toplumu, bu rejimin yenilebileceğini, değiştirilebileceğini görmüş, uzun süredir toplumsal muhalefeti de etkisi altında alan umutsuzluk dalgası bir nebze olsun dağılmıştır. Türkiye’nin geleceğinden umudunu kesen, ne yapılırsa yapılsın bir şeyin değişmeyeceği duygusuna kapılan milyonlar şimdi birlikteliğin kazandıracağını da bilerek mücadele edecektir. Ülkemizin yarınları için seçimin en önemli sonuçlarından birisi budur. 

3- 31 Mart seçimlerinde iktidarın gerilemesi, topyekun bir yenilgi anlamına gelmemektedir. Türkiye uzun zamandır siyasal İslamcı faşist sömürü rejimiyle ona hayır diyen halk güçleri arasındaki bir mücadele sürecindedir. Bu mücadele şimdi iktidarın kısmen geriletildiği, ancak merkezi hükümet gücünü kullanmaya devam edeceği yeni koşullar içerisinde devam edecektir. 31 Mart’ta da ortaya çıkan halk iradesinin kurucu bir güce dönüşebilmesi, toplumun hayatın her alanında biriken tepkilerinin güçlendirilerek, örgütlü ve birleşik mücadeleye evrilmesiyle mümkün olabilir. Bunun için önümüzdeki temel görev, siyasal İslamcı rejimi yenerek; eşitlik, özgürlük, laiklik, bağımsızlık ve kardeşlik değerleri üzerinden yükselecek sosyalizmin 21. yüzyılda yeniden alternatif olmasını sağlamaktır. 

4- Seçimin siyasal İslamcı rejimin gerçek zihniyetini ortaya çıkaran turnusol kağıdı bugün sayımları halen devam eden İstanbul seçimlerinde görülmektedir. İktidar, yıllarca dilinden düşürmediği ‘sandık’ ve ‘milli irade’ nutuklarını bir yana bırakarak, seçim sonuçlarını kabul etmemek için direnmektedir. İktidarın, seçimleri geçersizleştirmeye yönelik bu hamleleri, sonuçtan da bağımsız olarak ülkeyi yeni bir krize doğru sürüklemiştir. Burjuva demokrasinin kalan kırıntılarına dahi saygı göstermeyen bu tutum rejimin nasıl bir faşist karaktere büründüğünü de ortaya koymaktadır. İstanbul seçimlerini iptale götürmeye çalışarak halkın iradesini gasp etme girişimine son verilmelidir. Seçim sonuçları YSK tarafından derhal resmileştirilmeli, Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası teslim edilerek bu sürece artık son verilmelidir.

5- Partimiz, seçimlerde Beyoğlu’nda, Hopa’da, Çamaş’ta demokratik ittifakların parçası olarak seçimlere katıldı. AKP-MHP blokuna hayır diyen milyonlarla birlikte yürüttüğümüz mücadele Beyoğlu’ndan Artvin’e sol adına önemli deneyimler ve sonuçlar ortaya çıkarmıştır. İstanbul başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde ortaya çıkan bu ileri dalganın parçası olarak mücadele eden tüm üyelerimizi, dostlarımızı kutluyoruz. Beyoğlu’nda sandıkta dilediğimiz sonuç çıkmasa da sol bir siyasetin geniş bir toplumsal ölçeğe seslenme ve burada dikkate değer izler bırakma fırsatı yakalaması kuşkusuz önümüzdeki dönemin mücadelesi için de önemli bir kazanım olmuştur. 

6- Önümüzdeki dönemde Partimiz, açığa çıkan değişim dalgasını daha ileri taşıyacak yeni bir siyaset, yeni ve daha etkili bir örgütlenme anlayışını ortaya koymak üzere adımlarını atacaktır. Türkiye’nin içine sürüklendiği siyasal ve ekonomik kriz karşısında halkın direnme eğilimlerini örgütlü ve kurucu somut bir gücü dönüştürecek toplumsal örgütlenmelerin yaratılması için, hayatın her alanında mücadelenin en ön saflarında bulunmaya devam edeceğiz!