ÖDP'li Kadınlar 'Kadın İstihdam Paketi'ni değerlendirdi

949

AKP’nin hazırlık aşamasında olduğu, kadınlara bir müjde olarak kamuoyuna sunulan Kadın İstihdam Paketi’ne ilişkin ÖDP’li Kadınlar bugün bir açıklama yaparak “AKP ‘Kadın İstihdam Paketi’yle Kadınları Eve, Güvencesizliğe, İşsizliğe Hapsediyor!” dedi.

AKP’nin bugün kadınlar üzerinden planladığı stratejiler kapsamında hayata geçirilmeye hazırlanan Kadın istihdam Paketi’ne ilişkin ÖDP’li Kadınlar “Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi” ile zaten en ucuz ve güvencesiz işgücü olan kadın emeği, daha da ucuz, daha da güvencesiz hale getirilmek istenmektedir” açıklamasında bulundu.

ÖDP’li Kadınlar, AKP’nin kadını sermayeye ucuz emek ve işgücü olarak görerek dayattığı pakete ve anlayışa karşı seslerini mahallede, sokakta isyan eden tüm kadınlarla birleştirerek; AKP’nin neoliberal, gerici-muhafazakâr politikalarına ve uygulamalarına karşı mücadele edeceklerini belirtti.

Açıklamanın tam metni ise şu şekilde;

“AKP ‘Kadın İstihdam Paketi’yle Kadınları Eve, Güvencesizliye, İşsizliğe Hapsediyor!

AKP’nin 11 yıllık iktidarı boyunca, kadınlar aleyhine düzenlemiş olduğu gerici ve neoliberal politikalarına bir yenisi daha eklenmektedir. AKP tarafından “Türkiye İçin Nüfus ve Aile Politikaları Kapsamında Yapılan Mevzuat Çalışmaları” adı altında çalışması yürütülen “Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi”ni Kasım ayı içinde yasalaştırmayı planladığı belirtilmiştir. Pakette, “doğum izni sonrasında kadınlara esnek çalışma” gibi yasal değişikliklerin yer alacağı, aynı zamanda kadınların geleneksel “annelik” rollerini yerine getirip, ikincil işgücü olarak çalışma yaşamına istihdam edilmesinin planlandığı belirtiliyor.

Kadınlara “esnek çalışmanın” dayatıldığı ve “anneliği” teşvik ettiği belirtilen “Kadın İstihdamı ve Doğum Paketi” ile zaten en ucuz ve güvencesiz işgücü olan kadın emeği, daha da ucuz, daha da güvencesiz hale getirilmek istenmektedir. Bir yandan bu koşulları derinleştirecek olan paketle, diğer yandan zaten kuralsız, denetimsiz çalıştırma ile kadınların emekli olabilme koşulları tehlikeye girecektir.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in, “Hem kadının istihdamı hem de sağlıklı nesillerin yetişmesi ve genç neslin muhafazası konusunda çok dikkatli hazırlanmış bir pakettir” şeklindeki açıklaması, Başbakan Erdoğan’ın “3-5 çocuk yapın” talimatlarıyla birleşince, hazırlanan paketin kadın istihdamını artırmaktan öte onları eve hapsetmeyi planlayan bir paket olduğu görünmektedir. Paket, istihdamı değil; var olan kadın işsizliğini artıracağı gibi, temel amacı Türkiye’nin yirmi yıl sonrası ucuz kadın işgücünün garanti altına alınmasıdır. Ayrıca önce kürtajın sınırlandırılması, hastanelerde fiziksel ve psikolojik engeller çıkarılması, doğumu artırmaya yönelik söylemsel düzeyde bir baskı oluşturulması, doğum kontrol araçlarına ucuz bir şekilde ulaşımın zorlaştırılması tam da doğumu teşvik etmek adına atılan adımlardır.

Öngörülen bu taslak ile kadın istihdamı daha az tercih edilecek. Taslağın açıklanmasıyla işveren cephesinde de kadın işçi alımını durdurma yönünde adımlar atılmış olması bunun göstergesidir. Esnek çalışma koşullarında kadının ücretinin tam gün çalışma üzerinden ödeneceği söylenmiştir. Bu da kadın çalışan maliyetini işveren açısından artıracağı için, işveren tarafından itirazlara neden olmuştur. Mesleki dağılımlara baktığımızda ise tıp, mühendislik, hukuk vs. gibi mesleklerin yarı zamanlı evden çalışılabilecek meslekler olmadığını; dolayısıyla kadın istihdamının daha az tercih edileceğini görmekteyiz.

Uzun süreli ücretli annelik izinleri, kadınların işe dönüşlerini zorlaştırarak, kadın istihdamı  açısından tehlike teşkil etmektedir. Doğumdan sonra yasal izin süresi bitiminde işe dönen kadın işçiler için başka bir sorun, bu izinler nedeniyle emzirme izinlerinin kaldırılmasıdır! Çalışan kadınların çocuk bakım ihtiyacını çözmek  üzere kadını işten uzaklaştırma değil; kaliteli, erişilebilir, düşük maliyetli ve devlet tarafından sağlanacak bir çocuk bakım desteği sunulmalıdır. Yalnızca annenin değil, babanın da bu izni kullanması sağlanmalı,  dönüşümlü olarak anne ve baba izin kullanmalıdır.

Çünkü çocuk bakımını sadece kadınların yükümlülüğü olarak yasalaştırılmak istemek hem Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve hem de 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren yeni medeni yasaya aykırıdır. Çocuk bakım izinlerinin, hiçbir hak kaybı ya da part-time çalışma dayatması olmaksızın, erkeklerle eşit hak ve sorumluluklarla düzenlenmesi gerekmektedir.

Kapatılan tüm kamu kreşleri açılmalıdır. Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm işyerlerinde ücretsiz, (vardiya koşulları dikkate alınarak gerektiğinde 24 saat açık) bakım evleri ve kreşler açılması zorunlu olmalıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan kreşlerin  kapatılmasından  ve  Maliye Bakanlığı’nın 21.01.2013’te yayınladığı “Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ” ile kreşlere kamu bütçesinden harcama yapılmasının engellenmesi, kamuda çalışan kadınlara yönelik büyük bir hak gasp’ıdır. Kamusal alanda kreş uygulamaları yaygınlaşmalıdır.

Kadın istihdamı için uygulamada  olan, SGK işveren primlerinin beş yıl süresince devlet  tarafından karşılanması teşviki gibi mekanizmalar devam  etmelidir. İstihdam teşviklerinin kapsamı artırılmalı, kadın istihdamını teşvik eden uygulamalar yapılmalıdır.

Çalışma süreleri günde 8 saati geçmemelidir. “Aile sorumlulukları”, “çocuk bakım yükümlülükleri” gibi bahanelerle kadınlara esnek çalışma formları dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu istihdam paketi ile emekli olma yaşını 65’e yükselterek çalışanların emeklilik hakkını “mezara gömen” düzenleme yerleştirilmektedir. Kısmi-esnek zamanlı çalışmayı kural, tam zamanlı-düzenli çalışmayı istisna haline getiren bu düzenleme ile öncelikle kadınlar ve tüm çalışanlar için “emeklilik” “bir hayal” bile olmaktan çıkartılmaktadır.

Sonuçta, bu taslak ile AKP’nin gerici-muhafazakâr erkek egemen ideolojisi, sermayenin çıkarlarıyla bütünleşmiştir. Kadının bağımsız bir birey olarak, toplumsal yaşama katılımında, babaya, kocaya bağımlı bir biçimde ve doğurganlığı ile tanımlanması AKP’nin kadına bakışının temelini oluşturmaktadır. Bu da kadın emeğinin değersizleşmesine neden olduğu gibi, kadını eve kapatarak “evlerin işyerlerine” dönüştürülmesine neden olacaktır.

ÖDP’li Kadınlar olarak; AKP’nin kadını sermayeye ucuz emek ve işgücü olarak görerek dayattığı pakete ve bu anlayışına karşı mücadelemizi, Haziran direnişinde sokaklarda gösterdiğimiz gücümüzle, “yaşasın kadın dayanışması” diyerek yükselteceğiz. AKP’nin, sermayenin ve erkek egemen zihniyetin bize biçtiği role karşı sesimizi, mahallede, sokakta isyan eden tüm kadınlarla birleştirecek; AKP’nin neoliberal, gerici-muhafazakâr politikalarına ve uygulamalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

ÖDP’Lİ KADINLAR