ÖDP'den DEBA İşçileriyle Dayanışma Konseri

961

ÖDP Denizli İl Örgütü, on aylık maaş ve ortalama otuzar yıllık kıdem tazminatları için bir buçuk yıldır direnen DEBA işçileri için, dayanışma konseri düzenledi.

Denizli Sarmaşık düğün salonunda yapılan konser, çok sayıda DEBA işçisi ve partililerin katılımıyla sürerken, Grup Yolcu türküleri ve marşlarıyla, halaylar eşliğinde kitleyi coşturdu.  Konserde, ÖDP İl Örgütü Başkanı Orhun Çoban ve DEBA işçileri adına Abdullah Tekin konuştu.

ÖDP İl Başkanı Orhun Çoban  AKP Faşizmine karşı yaşanan son dönemki direnişi selamlayarak şöyle dedi;

“Değerli dostlar,AKP iktidarı halka saldırmaya devam ediyor.  Gezi Parkı’nın yasadışı bir biçimde  yıkılarak yerine alışveriş merkezi  yapılmasını içeren “Taksim Meydanı’nın Yayalaştırılması” projesine karşı günlerdir parkta  nöbet tutan İstanbul halkına, polisin şiddetli  saldırısı ülkeyi ayağa kaldırdı.
AKP’nin insana, emeğe, çevreye, doğaya ve kentlere olan  bitmek tükenmek bilmeyen saldırıları artık kamusal alanların kolluk kuvvetleri tarafından zorla işgali  ve katledilmesi boyutlarına ulaştı. Emekçileri kent merkezlerinden sürmeye ve kamusal alanları piyasalaştırmaya dayanan kentsel  yıkım ve rant projeleri için siyasal iktidar  nefes alma hakkına dahi saldırır duruma geldi.
Taksim Direnişi, Türkiye’nin direnişine döndü, Taksim Direnişi AKP Faşizmine karşı halkın topyekün direnişine döndü…
Ekonomiden, dış politikaya, sağlıktan eğitim sistemine kadar ortaya koydukları her politikanın bir bir çökmesi Siyasal iktidarı daha da hırçınlaştırdı. En ufak bir muhalefete karşı bile dayanacak gücü kalmadığı için saldırı ve şiddet politikasını kat ve kat artırdı.
1 Mayıstan bugüne en küçük bir toplumsal muhalefetin karşısına polis devletini çıkartıp, halka bol bol gaz vererek  şiddet ve baskı politikalarını artırdı.
Ancak bu sefer evdeki hesap çarşıya uymadı… Halk artık yeter dedi. Bu gün artık sokaklarda meydanlarda, barikatlarda direnen halk “Tayyip İstifa” Hükümet istifa sloganlarını haykırıyor…
Bugün artık Deba işçisi sadece “her yer deba her yer direniş sloganını değil, Her yer Taksim Her Yer direniş sloganını atıyor. Sizler Deba direnişinin taksim dirinişinden geçtiğini biliyorsunuz artık.
Siz DEBA İŞÇİLERİ 2 yıldır kadın-erkek omuz omuza çoçuklarıyla beraber direnmeyi öğrendiniz. 2 yıldır sürdürdüğünüz direnişle bir zafer  kazanmış durumundasınız… Şimdi sıra tazminatları alarak bu zaferi taçlandırmaya geldi…
Değerli dostlar,
Zenginliği arttırmak için yoksulları çoğaltan, çoğunluğu yiyecek açlığına mahkûm eden bu düzene karşı direniyoruz. İşçiler, emekçiler sefalet ücretlerine mahkûm edilirken zam üstüne zam yapan AKP iktidarına karşı direniyoruz..  Satılmadık ne bir fabrika, ne bir dere bırakılmadı. En çok parası ve malı olanın en değerli olduğu, parası olmayanların eğitim ve sağlık gibi en temel insan haklarından dahi mahrum bırakıldığı, insanı, emeği ve doğayı son damlasına kadar sömüren bu düzene karşı direniyoruz..”

DEBA İşçileri adına konuşan Abdullah Tekin ise, mücadeleye verdikleri destekten dolayı sınıf dostlarına teşekkür ederken şu ifadeleri kullandı;

“Sevgili Dostlar, Yiğit Deba İşçileri, DEBA DİRENİŞİNDE bizi yalnız bırakmayan sınıf dostları…
Bizler; patronların, bankaların ve hep zenginden yana iktidarın gizli anlaşmalarla hakkını gasp ettiği, 10’ar aylık maaş ve ortalama 20’şer yıllık kıdem tazminatları ödenmeden kapı önüne konan DEBA işçileriyiz.
Bundan üç yıl önce, DEBA yönetim kurulu kararınca kapatıldı. Bizler haklarımızı alamadan kapı önüne konulduk. Haklarımız için davalar açtık, bu davaların hepsini kazandık. Ama hak ettiğimizi alamadık.
Bizlere direnişeten başka bir yol kalmadı. Ve sokağa çıkmaya, direnmeye başlayalı 18 aydan fazla oldu. Kimi zaman fabrika önünde kimi zaman bizim gibi binlerce emekçinin çalıştığı Organize Sanayi Bölgesi önünde, direniş nöbetleri tuttuk. Biz şunu çok iyi anladık ki, kimse bize hakkımızı vermeyecek! Biz hakkımızı kendi güçlü kollarımızla direne direne, söke söke alacağız! Bizim sürdürdüğümüz bu direniş sayesinde haklarımızı gasp eden Esat Sivri’nin kirli oyunları bir bir açığa çıkarttık.
2005 Yılında DEBA İş Bankası’na devredilmiş, bizim 4 yıl boyunca kimin adına çalıştığımız bile belli değil. İş Bankası ve Esat Sivri ortaklığı ile bizim haklarımız gasp edildi. İstanbul’a, Ankara’ya ve İzmir’e kadar giderek gasp edilen haklarımız için mücadele ettik. Mücadele etmeye devam ediyoruz… Bizim bu direnişimiz Denizli de asgari ücret ile çalışmak zorunda kalan tekstil işçilerine bir umut oldu. Bu umudu çoğaltmalıyız. AKP’nin acımasızca sürdürdüğü sermayeden yana ekonomik politikalar bizi bu noktaya getirdi.
Buradan AKP hükümetine, Çalışma Bakanlığı’na sesleniyoruz. Mahkemeler tüm süreçlerde lehimize sonuçlanmasına rağmen, alacaklarımızı alamıyoruz. Adalet Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’nı bir kez daha göreve çağırıyoruz.
Dostlar, biz direnerek “taşı kırmayı, dostu düşmandan ayırmayı öğrendik” AKP’siyle, patronuyla, bankasıyla, polisiyle, medyasıyla hep bizim karşımızda.
AKP ile ülkemiz daha da karanlık günlere girdi. Bizler sadece kendimizin değil, Denizli’de ve tüm Türkiye’de bizim durumumuzda olan yüz binlerce emekçinin de sesi olduk.
Her daim yanımızda olan siz sınıf dostlarıyla birlikte bu bezirgan saltanatının bu sömürü düzeninin son bulması için, yeniden kurulacak bir Türkiye için mücadeleniz mücadelemizdir demeye geldik.
AKP’nin zulmüne karşı 5 gündür sokaklara dökülüp daha iyi bir Türkiye kurma mücadelesi vermeye çalışanların mücadelesi bizim de mücadelemizdir diyoruz.
“Her Yer Deba Her Yer Direniş” diyen biz DEBA işçileri “Her yer Taksim, her yer direniş” diyen sınıf dostlarıyla 9 Haziran’da İstanbul Kadıköy’de olacağız…
Deba İşçileri olarak bizleri tek bir gün yalnız bırakmayan siz sınıf dostlarına en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bizim direnişimizi kendi direnişleri olarak kabul eden ve bu geceyi düzenleyerek bize destek olan Özgürlük ve Dayanışma Partisi İl Örgütüne Teşekkür ediyoruz.

Konser, ” Her yer DEBA Her Yer Direniş ve Her Yer Taksim Her Yer Direniş” sloganlarıyla son buldu.