ÖDP: Herkese parasız, eşit, bilimsel, nitelikli ve laik Eğitim

1943

Özgürlük ve Dayanışma Partisi İstanbul İl Örgütü, gerici, ırkçı, piyasacı eğitim sistemini orotesto etmek için İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü.

“Okullarımıza, Çocuklarımıza, Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan açıklamanın metni aşağıdadır.

e2

Özgürlük ve Dayanışma Partisi İstanbul İl Örgütü açıklaması:

ÇOCUKLARIMIZA, OKULLARIMIZA, GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

İki gün sonra ders başı yapacak yaklaşık 17 milyon öğrencimiz için yine kaos, belirsizlik ve endişe ile yeni bir eğitim öğretim yılı başlıyor.

2013-2014 eğitim-öğretim dönemi, eğitimin temel sorunlarının derinleştiği ve bu sorunların çözümüne yönelik herhangi bir adımın atılmadığı bir dönem olarak geride kaldı.

Kamusal ve laik eğitimin tamamen tasfiye edildiği bir dönemin başlangıcı olan 4+4+4, aynı zamanda sermayenin ve dinsel muhafazakârlığın ihtiyaçlarına uygun bir eğitim ve toplum hayatının oluşturulması sürecini de beraberinde getirdi. Bununla bağlantılı olarak AKP’nin eğitimdeki dönüşüme biçtiği temel rol, sermaye çevrelerinin ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip ucuz işgücünü üretmek için mesleki eğitimin önemini artırmak; muhafazakâr toplum hedefine uygun biçimde toplumun karakterini tek tipleştirecek eğitim hizmetini dinselleştirecek uygulamaları güçlendirmek ve “paran kadar eğitim” anlayışını özel okullar aracılığıyla yerleştirmek oldu.

eAKP hükümeti  iktidar olmanın verdiği özgüvenle 2 yıl önce çıkardığı 4+4+4 eğitim yasasıyla,  “dindar-kindar” nesil yetiştirme hedefini adım adım hayata geçiriyor. Gözü kararmış bir şekilde sadece piyasacılığa ve muhafazakarlığa odaklanarak bütün toplumun hayatını karartacak uygulamaları bir bir gerçekleştiriyor. Eğitim-Öğretim politikalarına öğrencilerin, velilerin, öğrencilerin ihtiyaçları değil özelleştirme ve muhafazakârlaştırma hevesleri yön veriyor. Milli Eğitim Bakanı,  yandaş vakıf yöneticileri ve Bilal Erdoğan’ın yaptığı toplantıda konuşulanlar,  daha doğrusu Bilal Erdoğan’ nın talimatları yerine getiriliyor.

TEOG yerleştirmeleriyle on binlerce  öğrenci, evinin  çok uzağında okullara, özellikle de İmam Hatip Liselerine zorunlu olarak kaydedildi.  Çözüm yerine çaresizlikten önerilen nakil işlemleri sorunu işi içinden çıkılmaz hale getirdi.

40 bin öğrencinin zorunlu olarak İmam Hatiplere, 94 bin öğrencinin meslek liselerine kaydedildiği, 20 bin öğrencinin ise hiçbir okula kaydının yapılmadığı bu dayatma ve keyfiliğin sonucu on binlerce öğrencinin geleceğiyle oynanıyor.. Yine TEOG marifetiyle çocuklarımız istek dışı zorunlu olarak Meslek Liselerine kaydedilerek sanayiye ucuz işçi yapılıyor.

Bir gecede tarihin en büyük tasfiyesi ve siyasi kadrolaşması olan 7 bin Okul Müdürünün idarecilik görevine son veriliyor.

Bilal oğlanın talimatıyla bir yıl içinde %73 artan İmam Hatip Okulları yeterli görülmeyerek her mahalleye İmam Hatip Okulu, her okula İmam Hatip  sınıfları açılıyor.

Piyasacı eğitim uygulamaları hız kesmeden devam ediyor. Bir taraftan “dershaneleri kapattım” diyerek göz boyayan AKP iktidarı  diğer taraftan  özel okula giden 250 bin öğrenciye burs vererek kamu kaynaklarını özel okullara aktarıyor. Asli görevi olan devlet okullarının giderlerinin karşılanmasını  ise biz velilerin sırtına yüklüyor.

Eğitimin ırkçı, gerici ve cinsiyetçi içeriği, zorunlu- seçmeli din dersleri, okullarda mescit açılması vb. uygulamalarıyla muhafazakar toplum inşasına bir tuğla daha koyuluyor.

AKP iktidarı on bir yıldır gerici ve muhafazakar  politikalarıyla toplumsal yaşamı denetim altına alarak, kadınların bedenlerinden, giyimlerine, yaşam biçimlerine, kahkaha atmalarına kadar uzanan baskıcı uygulamalarına devam ediyor. Kız çocuklarının eşit eğitim hakları ellerinden alınarak, cinsiyet  ayrımcı politakalarıyla karma eğitime son verilmek isteniyor.

Bugün 12 Eylül 1980 yılında gerçekleştirilen faşist darbenin yıl dönümü. 12 Eylül, “Türk-İslam” anlayışının özellikle eğitim sistemi içinde kurumsallaşmasını sağlarken “Siyasal İslam”ın da devlet eliyle gelişip yayılmasının önünü açmıştır. Okullara zorunlu din dersinin yanı sıra zorunlu/seçmeli dini içerikli derslerin konulmasından eğitim müfredatının muhafazakâr bir içerikle yeniden yapılandırılmasına kadar yaşanan pek çok gelişme, 12 Eylül zihniyetinin bugün AKP eliyle hala sürdürüldüğünü göstermektedir.

Bizler eğitimin gerçek paydaşları ve mağdurları; Veliler, öğrenciler, öğretmenler!

Bizler eşitlik ve özgürlük temelinde Türkiye’yi yeniden kurmak için birleşik muhalefet hareketinin ihtiyaç olduğunu düşünen Özgürlük ve Dayanışmacılar olarak, AKP iktidarının kendi ideolojik amaçları doğrultusunda çocuklarımızın geleceğiyle oynamasına izin vermeyeceğiz!

Tüm çocuklarımızın gerçekten laik bir anlayışla, eşit, parasız, bilimsel ve anadilinde eğitim alma hakkını sonun kadar savunacağız!

Çocuklarımızın İmam Hatip Lisesi, meslek lisesi ya da kilometrelerce uzaklıktaki okullara gitme seçeneksizliklerine mahkum edilmesine sessiz kalmayalım!

TEOG sınav sistemi kaldırılsın! Her öğrenci istediği okula sınavsız yerleştirilsin.

Gerçekten Laik bir eğitim için gerekli adımlar atılsın.

Eğitim sisteminin sorunlarının gerçek çözümü için;

Her yanıyla sorun üreten 4+4+4 eğitim sistemi kaldırılmalıdır.

Dershaneler de özel okullar da kapatılmalıdır.

Rekabete ve sınava odaklı eğitim sisteminden vazgeçilmelidir.

Farklı inanç gruplarını yok sayan zorunlu/seçmeli din dersleri kaldırılmalı; bu dersleri rekabete dayalı sınav sisteminde belirleyici bir etken haline getirme çabalarından vazgeçilmelidir.

Eğitim alanında yapılan teşviklerle çocuk emeği sömürüsünün derinleştirilmesine ve çocuk gelinlerin yaygınlaştırılmasına neden olan uygulamalar terk edilmelidir.

HERKESE PARASIZ,EŞİT,BİLİMSEL,NİTELİKLİ,GERÇEK ANLAMIYLA LAİK EĞİTİM!
EĞİTİM HAKTIR,  SATILAMAZ!
IRKÇI, GERİCİ, PİYASACI EĞİTİME HAYIR!
CİNSİYETÇİ EĞİTİME HAYIR!