Newroz’da Bir Kez Daha Barış, Demokrasi, Birarada Yaşam

394

Kardeşlik, barış ve birarada yaşam iradesiyle halkların Newroz bayramını selamlıyoruz.

Bugün bölgemizde Kürt, Türk, Arap halklarının etnik ve dinsel boğazlaşma içinde birbirine kırdırıldığı bir savaşın karanlığı altındayız.

Kürt sorunu, Suriye’de sürdürülen bu paylaşım savaşının içinde, ABD başta olmak üzere büyük güçlerin etkinliği altında biçimleniyor.

Siyasal İslam, emperyalizmin etnik ve mezhepsel parçalanma politikasına su taşıyor, Türkiye’yi Orta Doğu’nun dağılma dalgasının içine itiyor. Bunun sonucunda ülkemizde de birlikte yaşam imkanları zayıflıyor, toplum bölünüp parçalanıyor.

Birlikte, kardeşçe, barış içerisinde yaşamayı güçlendirmek ve bunun için Kürt sorununu demokratik yollardan çözmek siyasal İslamcılıkla da milliyetçilik de başarılamaz!

Bugün emperyalizmin tezgahında sürüp giden savaşa son vermek, özgür ve eşit temelde birlikte yaşam imkanlarını çoğaltmak ancak solun değerleriyle, solun bir arada yaşam ve kardeşlik siyasetiyle mümkündür!

Suriye’de, ülkemizde ve bölgemizde Türkü Kürde, Kürdü Türke kırdırarak egemenliğini sürdüren Amerikan emperyalizmine karşı birlikte mücadele etmek öncelikli sorumluluğumuzdur.

Newroz günlerinde, Afrin’de bir fetih havasıyla Demirci Kawa heykelini yıkan ve bu yağmacılığı ‘put kırıcılık’ diye alkışlayan mezhepçilik, halkların birlikte yaşam iradesi karşısında eninde sonunda yenilecektir.

Newroz’un kucaklaşma, kardeşlik ve birlikte yaşam çağrısıyla sesleniyoruz,

1- Kürt sorunu askeri yollardan çözülemez. 30 yılı aşkın zamandır sürdürülen savaş bunu göstermiştir. Suriye’de sürdürülen savaş Kürt sorununu bölge temelinde daha derin bir çözümsüzlüğe itmek ve büyük güçlerin paylaşım mücadelesinin aracı kılmak dışında bir sonuç üretmeyecektir.

2- Emperyalizmin bölgemizde uyguladığı etnik ve mezhepsel iç savaşlara dayanan müdahaleleri çerçevesinde Kürt sorununda çözüm arama yanlışlığına kimse kapılmamalıdır. Bölgemizi kuşatan emperyalist güçler kardeşliğin ve barışın en büyük düşmanıdır.

3- Suriye’nin geleceğine ve Suriye’de yaşayan Kürtlerin nasıl yaşayacaklarına, başka bir ülkenin askeri bir güç kullanarak karar vermeye çalışması kabul edilemez. Suriye’nin geleceğine Suriye halkı özgür iradesiyle karar vermeli, tüm dış güçler Suriye’den elini çekmeli, askeri varlığına son vermelidir.

4- Kürt sorununun demokratik bir anlayışla çözümüne inanıyoruz. İnsanlarımızın bu ülkenin yurttaşı olarak kimliklerini-kültürlerini, aidiyetlerini özgürce yaşayabilecekleri; yan yana kardeşce bir arada yaşam ilkelerine dayalı; hoşgörünün egemen olduğu bir Türkiye’yi özlüyoruz. Kardeşlik zeminimize zarar verecek her türlü şiddet-zorbalık, ırkçı ve mezhepçi yaklaşımları reddediyoruz. Kürt sorununu Türkiye sorunu kabul eden bir anlayışla; silahların sustuğu, barışın önünün açıldığı, demokratik bir çözümün hayata geçtiği kardeşlik zeminin kurulması için mücadele edeceğiz.

Birlikte yaşamın, kardeşliğin ülkesini mutlaka kuracağız.

Başkanlar Kurulu