Katilleri Koruyup Halka Saldırdılar! Memleketimizi ve Sesimizi Asla ama Asla Teslim Alamayacaksınız

1484

Bundan bir yıl önce, 10 Ekim 2015’de ülke tarihinin en büyük katliamının muhatabı olduk. 10 Ekim 2015’te, 10.04’te patlatılan bombaların kararttığı bir Ankara sabahında, omuz omuza yürüyeceğimiz arkadaşlarımızın cansız bedenlerini kaldırdık yattıkları yerden.

1 uzun yıl oldu! Yüzlerce ömürlük bir hasret oldu.  10 Ekim’i tek bir saniye olsun aklımızdan çıkarmadan, her güne kaybettiklerimizin bıraktığı onuru da katarak başladık. Ve üzerimize doğacak her güne bizimle onlarda yeniden, yeniden doğmaya devam edecek.

Unutmadık!

10 Ekim’de IŞİD çeteleri tarafından patlatılan bomlarla gerçekleşen katliamın arkasındaki gerçekler bugün de gizlenmeye çalışıyor. IŞİD’in iki soysuz celladının ötesinde, bu saldırının istihbaratını ‘saklı tutan’, geçişleri kolaylaştıran herkesin organize gerçekleştirdiği bir saldırıdır 10 Ekim.

10 Ekim katliamı, katliamlar silsilesinin başlangıcı oldu.  Bu saldırı, AKP’nin güç kaybının belirginleştiği ve toplumsal muhalefetin yükselişe geçtiği bir noktada gerçekleşmiş olması anlatmamalıdır. 10 Ekim katliamı bu gelişmeyi tersine çeviren bir kırılma noktası olmuştur.

10 Ekim yükselen toplumsal muhalefetin ortak sesinin yükseleceği bir buluşma olacaktı. 10 Ekim, içeride savaşın yeniden gündeme geldiği, çatışmaların başladığı bir dönemde birlikte yaşam sesinin yükseleceği ve silahsız çözümün güçlü bir biçimde ifade edileceği bir gün olacaktı. 10 Ekim, mahallelerde, sokaklarda, iş yerlerinde AKP’ye karşı milyonların büyüyen tepkisinin sıçrama noktası olacaktı.

10 Ekim’de toplumsal muhalefetin birliğine ve AKP’ye karşı yükselen yeni bir ülke özlemine karşı bir saldırı gerçekleşti. 10 Ekim, bugün içinde yaşadığımız koyu karanlığın başlangıç noktasıdır.

10 Ekim Katliamının sahipleriyle ve onların karanlık gerici zihniyetiyle mutlaka hesaplaşacağız. Katliamın arkasındaki ilişki ağının ortaya çıkartılması, iktidarın sorumluluğunun üzerinin örtülmemesi için 7 Kasım’da başlayacak dava sürecini bir hesaplaşma sürecine dönüştüreceğiz.

Bölgemizi ve ülkemizi kuşatan siyasal İslamcılığa karşı özgürlük ve laiklik mücadelesini yükselteceğiz. Kardeşlik ve bir arada yaşam umutlarının katliamlarla boğulmasına izin vermeyeceğiz. Ülkede ve bölgede barışı kazanmak için mücadele edeceğiz. Bu Ortaçağ karanlığını hak ettiği yere, tarihin çöplüğüne mutlaka göndereceğiz.

10 Ekim’de yanı başımızda yere düşenlere sözümüz budur!

BAŞKANLAR KURULU