KATAR’A ASKER GÖNDERME KARARI DA EMPERYALİZMİN İRAN’I KUŞATMA PLANI DA KABUL EDİLEMEZ

4976

TBMM’de, Katar’a asker gönderme tezkeresi AKP oylarıyla kabul edildi.

Türkiye, Katar’a asker gönderme kararıyla Suud-Katar merkezli yeni bölge krizinin aktif bir parçası haline getirildi.

Öncelikle altı çizilmesi gereken nokta,Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin, Suriye’de iç savaşın derinleştirilmesindeki ortaklıklarıdır. ABD’nin Suriye’ye yönelik müdahalesi çerçevesinde, Türkiye-Katar ve Suudi Arabistan merkezli bölgesel güçlerin cihatçı örgütleri aktif biçimde desteklediği biliniyor.

Suud-Katar merkezli kriz, ABD’nin İran’ı kuşatma politikasının parçası olarak, iç cepheyi hizalamaya yönelik bir müdahalenin sonucunda ortaya çıktı. ABD, Suudi Arabistan ve Mısır merkezli yeni güç merkezi oluşturarak, Irak ve Suriye’den sonra İran’a yönelik yeni bir hamlenin hazırlığını yapıyor.

ABD, bunu yaparken kullanım zamanı dolmuş kimi cihatçı yapıları tasfiye edip, siyasal İslamcıları birbirine kırdırarak, Ortadoğu’da iç cephesini tahkim etmeye çalışıyor.

Katar’a yönelik kuşatma aynı zamanda, Katar’la birlikte İhvan’ın destekçisi olan AKP iktidarına da bir mesaj niteliği taşıyor. AKP’nin, ABD’nin güdümünde, Suriye’de izlediği İhvan ve cihatçı ittifakının miadı doldu. AKP, ABD’nin İran merkezli yeni politikası ve Siyasal İslamcı ittifakı şekillendirme hamleleri karşısında bütünüyle çaresiz kalıyor.

AKP’nin şimdiye kadar uyguladığı mezhepçi ve fetihçi dış politikası ülkemizi ağır sonuçlarla yüz yüze bıraktı. Suriye’den sonra şimdi de Katar’a yönelik asker gönderme kararının da faturası ülkemiz ve yoksul emekçi halkımız için ağır olacaktır!

Katar’a neden asker gönderiyoruz?

AKP, milyonlarca yurttaşın sorduğu bu soruya, anlamlı bir yanıt verebilecek durumda değildir. Anlaşılan AKP, Katar’la kurulan ekonomik ilişkilerin karşılığı olarak asker gönderme ve krizde taraf olma yolunu seçmektedir!

Türkiye bu krizin tarafı olmamalıdır, Katar’a ve yabancı ülkelere asker gönderme ve üs kurma kararları iptal edilmelidir. Aynı zamanda ülkemizdeki NATO ve ABD üsleri de kapatılmalıdır. Ortadoğu’da emperyalizmin güdümünde, Suriye’den -şimdi- İran’a uzanan savaş politikalarının hiçbir şekilde parçası olunmamalıdır.

ABD’nin Suudi Arabistan-Mısır merkezli ittifaktan İsrail ve Suriye’deki ittifaklarına uzanan bir blokla bölgedeki hegemonyasını güçlendirme ve bunun için şimdi İran’ı da hedefe alan yeni saldırı planları da Türkiye ve Katar’ın Suriye’nin parçalanmasında büyük rol oynayan İhvan başta olmak üzere cihatçı örgütlere yönelik destekle sürdürdüğü müdahaleler de kabul edilemez.

Trump’un ‘kılıç dansı’ eşliğinde Suudi Arabistan’a milyon dolarlık silah satışında da olduğu üzere, emperyalizm bölge ülkelerini birbirine kırdırarak hem ekonomisine güç katmakta hem de bölgenin enerji kaynaklarına el koymaktadır. AKP, ülkemizi bu tezgahta büyük bir felakete doğru sürüklemektedir.

Ülkemizin ve bölgemizin huzura kavuşmasının yolu emperyalizmin politikalarına HAYIR diyen bir iradeyi geliştirerek, ülkede ve bölgede barışı temel alan bağımsız bir politika ile mümkündür.

Başkanlar Kurulu