Kamusal alan piyasaya terk ediliyor!

145

AKP Hükümetinin hazırladığı Kamu Yönetimi Temel Kanunu tasarısı, varolan sorunlara sermaye çıkarları ekseninde çözüm getirmeye çalışıyor. Yasa merkezi yönetimin kamusal alandaki sorunlarını çarpık bir biçimde ortadan kaldırmayı amaçlıyor, bu yasanın yürürlüğe girmesi halinde toplumun sorunlarının azalmak bir yana arttığı görülecektir.

Bu taslak, emeğin mücadeleler sonucu kazanılmış haklarını piyasaya devreden bir modele dayanıyor. Özelleştirme ve yerelleştirme başlıklı neo-liberal uygulamaların kamusal alanı işgal etmesi anlamındaki bu yasa, benzer bir dizi yasanın da öncüsüdür.

AKP’nin kamuoyuna açıkladığı taslak aslında kamu hizmetini “şirket” yönetimi mantığına dayandırmaktadır. Halbuki kamu hizmeti piyasa süreçlerine değil kamusal haklar, kamu yararı ve toplumsal adalet ekseninde verilmelidir.

Aksi halde demokratikleşme bireysel haklar eksenini aşamayan, özgürlükleri piyasa süreçlerinin ötesine taşıyamayan bir sloganın ötesine geçemez.

Kamu hizmeti, doğası gereği kar ve piyasa süreçlerinin dışında sadece kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilebilir. Kamu hizmetinin genel ilkesi süreklilik, eşitlik, tarafsızlık ve ortaklaşmalıktır. Bu ilkelerin kar alanları içinde tanımlanması olanaksızdır.

Geniş idari ve mali özerkliğin yerinden yönetime özdeşleştirildiği yasanın yaklaşımı, siyasi katılım süreçlerini dışlamaktır. Özerk kurullara yaptığı vurgusuyla da devletin işlevini piyasa ajanına indirgemektedir. Yerinden yönetim siyasi olarak isabetli bir anlayışsa da, bunun kamusal niteliği önemlidir.

Kamu çalışanlarının iş güvencesini ortadan kaldırmaya, kamu çalışanlarının örgütlü mücadelesini yok etmeyi amaçlayan taslak, çalışanları sözleşmeli ve kısmi zamanlı çalışanlar olarak bölmekte, çalışanların sosyal haklarını budamaktadır.

AKP bu taslak ile, eğitim, sağlık, kültür, çevre, orman gibi toplumsal zenginliğin önemli unsurlarını il özel idarelerine veya belediyelere çarpık bir yönetsel anlayışla devretmektedir. Hizmetlerin görülmesinde performans, verimlilik ön plana çıkarken, bölgesel farklılıklar, kültürel yapı, toplumsal haklar göz ardı edilmekte, sivil toplum sadece iktisadi kimliğiyle anılmaktadır. Toplumun kamu hizmeti alanındaki siyasal kimliği yok sayılarak, siyaset ekonomi bağı bir kez daha temel kamu hizmetleri alanından koparılmaya çalışılmaktadır.

Sonuç olarak, toplumsal alanda gözlenen yoksullaşma ve yoksunlaşma süreci bu yasa ile daha da artacaktır. Yerinden yönetimle bütüncül toplumsal yönetim arasındaki çizgiyi kamu hizmetlerinin niteliğinden koparan anlayış; demokratik katılım, demokratik planlama ve demokratik denetimi dışlamakta, yerine karar süreci olarak sadece sermayeyi ve daha geniş anlamıyla piyasayı koymaktadır.

AKP’nin bu yaklaşımı demokratikleşme önünde bir engeldir. Adaletli, eşitlikçi, özgür bir toplumsal anlayıştan uzaktır. Neo- liberal politikaların peşinden sürüklenen AKP Hükümeti, Kamu Yönetimi Temel Kanunu yasa tasarısını barındırdığı anti- demokratik unsurlarından arındırmalı, kamusal yarar gözetilerek yeniden düzenlemelidir.

Hayri Kozanoğlu
Genel Başkan
31 Ekim 2003