KADINA YÖNELİK ŞİDDETE, EMEĞİMİZİN SÖMÜRÜLMESİNE, AKP GERİCİLİĞİNE KARŞI İNADINA İSYAN, İNADINA ÖZGÜRLÜK, İNADINA HAYIR!

2701

KORKMUYORUZ!
KADINA YÖNELİK ŞİDDETE, EMEĞİMİZİN SÖMÜRÜLMESİNE, AKP GERİCİLİĞİNE KARŞI İNADINA İSYAN, İNADINA ÖZGÜRLÜK, İNADINA HAYIR!                               

Bundan tam 160 yıl önce, 1857 yılının 8 Mart’ında, Newyork’lu kadın işçiler eşit işe eşit ücret ve 8 saatlik işgünü talebiyle greve giderek çalıştıkları fabrikayı işgal ettiler. Ancak polisin saldırısı sonucu çıkan yangında 128 kadın yaşamını kaybetti… Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlanan 8 Mart’ın 107. yılındayız. Kadın mücadelesi tarihi ise yüzyıllara dayanıyor.

Yüzyıllardır kadınlar, dünyanın her yerinde emeklerine, bedenlerine, kimliklerine sahip çıkma mücadelesi veriyor. Çünkü yüzyıllardır kadınların emeklerine, bedenlerine ve kimliklerine yönelik saldırılar devam ediyor, hatta giderek artıyor. Kapitalist sistemin alabildiğine körüklediği bu saldırı, hangi ülkede ve hangi konumda olursa olsun, tüm kadınları tehdit ediyor. 160 yıl önce kadınların ‘günde 8 saat çalışma’ talepleri ile başlayan direniş, bugün için de anlamlı ve geçerlidir. Çünkü halen kadınların düşük ücretle, güvencesiz olarak, günde 10-14 saati aşan sürelerle çalıştırıldığı bir sömürü sisteminde yaşıyoruz.

Yeryüzünde mutlak yoksulluk sınırındaki 1,5 milyar kişinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. İşlerin yüzde 60’ını yapan kadınlar, toplam gelirin yüzde 10’una, dünya üzerindeki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler. Bu da demek oluyor ki, kapitalist sistemde yoksulluğa ve yoksunluğa en çok mahkum edilen biz kadınlarız.

Uygulanan sömürü politikaları yüzünden, fabrikalarda, atölyelerde düşük ücretle, sigortasız, sosyal güvencesiz, iş güvencesiz köleler olarak sömürülüyor, mücadele ettiğimizde ise kapıya konuyor, yanıyor, yakılıyor, kamyon üzerinde ölüme gönderiliyoruz. Özellikle ekonomik kriz döneminde işten ilk çıkarılan, ucuz, esnek ve güvencesiz sektörlerde boğaz tokluğuna çalışmak zorunda bırakılan, ev eksenli çalışarak işsizden bile sayılmayan yine kadınlar oluyor. Tam da bu dönemlerde yasalarda haklarımız kısıtlanıyor. Çıkarılan yasalarla neoliberal politikalar daha da derinleştiriliyor ve kamusal alandan dışlanıyoruz.

Dünyadaki sömürü ve baskı düzeni ülkemizde de, AKP’nin dinci muhafazakâr örtüsüyle bütünleşerek gelişiyor, cemaat/tarikat yapılarıyla örülü, baskı, sömürü,  eşitsizlik ve ayrımcılık zeminleri üzerinden her an yeniden inşa ediliyor.

AKP Türkiye’sinde gericilik, kadın bedeni üzerinden şekillendirilerek, başta kadınlar olmak üzere tüm toplumu kuşatıyor.Sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda, kadın istihdamını arttırma aldatmacası altında kadını eve kapatan, anneliği kutsayan ve aileyi kadın üzerinden güçlendirmeye çalışan, toplum yapısını İslamcı bir temelde değiştirmeye çalışan politikalar üretilmeye devam ediliyor.

Şiddetin tüm biçimleri toplumsallaştırılıp meşrulaştırılırken, var olan mekanizmalar yeniden üretiliyor. Şiddet kadınların, temel haklardan olan “özgürlüğünü, kendini var etmesini ve yaşam hakkını” engelliyor.

Ancak tüm bu baskılar, dayatmalar, şiddet kadınları durduramayacak. AKP’ nin her gerici adımı, karşısında kadınları bulacak. Çünkü biz kadınlar, yaşamımıza ve geleceğimize inatla ve umutla sahip çıkmaya devam ettik, devam edeceğiz. Yasaklanan her kadın mitinginde sokağa daha kalabalık çıktık, yine çıkacağız.  Emeğimize, kimliğimize ve bedenimize yapılan her saldırı karşısında tüm memlekete yayılan mücadelemizle daha da güçlendik ve güçlenmeye devam edeceğiz.

3 2

“Kadınları insan olarak kabul edersek sorunlar çözülür” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ın talimatıyla, 16 Nisan’da bir referandum gerçekleşecek.  Bırakalım kadınlara yönelik baskıları, kadını insan olarak kabul etmekte dahi tereddüt eden bu zihniyet, arsızca, kadınları referandumda “evet” demeye davet ediyor.

Biz ÖDP’li kadınlar bu dayatmalara “HAYIR” diyoruz ve tüm kadınları, işçisiyle, kamu emekçisiyle, emeklisiyle, ev kadınıyla, öğrencisiyle, hangi kimlikten, hangi inançtan olursa olsun tüm kadınları, bize dayatılan bu oyunu referandumda bozmaya çağırıyoruz.

  • Cinsiyet ayırımcılığını ortadan kaldırmak, hayatın her alanında pozitif ayrımcılık için HAYIR!
  • Evde, sokakta, işyerinde, zihinlerde ve medyada şiddeti durdurmak için HAYIR!
  • Kadın katliamlarına ve bunu onaylayan ve koruyan politikalara karşı durmak için HAYIR!
  • Eşit işe eşit ücret, 8 saat işgünü, sendika, sigorta, iş güvenliği ve ücretsiz kreşler için HAYIR!
  • Babaya kocaya bağlı kalmadan sosyal güvece için HAYIR!
  • Sığınaklara ihtiyacımız kalmayacağı günler için HAYIR!
  • İşgallere ve savaşlara karşı durmak için HAYIR!
  • Her yerde ve her alanda temsil edilmek için HAYIR!
  • Bu dünyayı kadınlar için yaşanılır kılmak için HAYIR!
  • Sokaklarında kahkahalarımızın çınladığı  bir memleket için HAYIR!
  • Kurtuluşumuz için ellerimizi, çığlıklarımızı, yüreklerimizi ve kahkalarımızı birleştirelim!

ÖDP’li Kadınlar
8 Mart 2017