8 MART’ta ALANLARDAYIZ!

223

KADINA YÖNELİK HER TÜRLÜ ŞİDDETE! GERİCİLİĞE!

GÜVENCESİZLİĞE! VE SAVAŞA KARŞI!

D İ R E N İ Y O R U Z!..”

8 Mart’ın üzerinden üzerinden yüz yıllar geçmiş olmasına rağmen, ülkemizde kadınların toplumsal yaşamdaki rolünde, çalışma yaşamındaki koşullarında, değişen pek bir şey olmadı.

Yine evde, işte emeğimiz yok sayılıyor, yine ucuz ve yedek iş gücüyüz, yine kadrosuz ve güvencesiz işlerde çalışıyoruz, Yine fabrikalarda yakılıyor, sömürülüyor, iş kazalarında ölüyor, yine sellerde boğuluyoruz.

Yine öldürülüyoruz her gün artarak, yine evde, sokakta, işyerinde şiddete, tacize ve tecavüze uğruyoruz, yine sendikal ve siyasal alanlarda yeterince temsil edilemiyoruz, karar alma mekanizmalarında yokuz nerdeyse.

AKP’nin islami faşist rejimi her gün saldırıyor bedenlerimize, hakkımızda fetvalar yazılıyor, şevhet duyuluyor küçücük çocuk bedenlere, gelin oluyor dokuz yaşında kız çocukları. Okula gönderilecek yerde.

Toprağımız, suyumuz, ormanlarımız katlediliyor, korkuluk oluyoruz, orantısız güçlere karşı. Ağacımıza ve özgürlüklerimize sahip çıkıyoruz.

Yine, yine, yine. Yine diye başlayan sorunlarımız azalacağına çoğalıyor her geçen gün. Nereye kadar sürecek bu gerici faşist düzen. Kapitalizmin geleceğimizi yok etmesine, yoksullaşmaya, karşı mücadele etmek ve direnmek için o kadar çok nedenimiz var ki!..

Ortadoğu da ve ülkemizde süren çatışma ortamının en büyük mağdurları, militarizmin yarattığı her türlü şiddet ortamında; tacizi, tecavüzü ve cinayetleri yaşayan yine kadınlardır. Kadın dayanışması ile kürt kadınlarına yönelik militarizme, faşizme, savaşa, eşit, adil, demokratik bir çözüm ile özgürlük ve barış taleplerine ses veriyoruz. İki taraflı silahlar sussun diyoruz.

Savaşın sonuçlarının mülteci göçmen kadınları iki kez yaraladığını biliyor, barınma ihtiyaçları için, kadınların yaşamını kolaylaştırıcı çözümler üretilmesini istiyoruz. Mülteci hayatlarda kayboluyor, ajlan bebeğin çocuk bedeninde denizlerde boğuluyoruz.

Ankara katliamında yitirdiklerimizi, Bahadır’ı ve Özgecan’ı unutmuyoruz. Katillerin hak ettikleri cezaları bulmasını ve gerçek adaletin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Bu ülkede can güvenliği ile terörün ve katliamların son bulmasını istiyoruz. Nerden gelirse gelsin terörü lanetliyoruz.

Bugün tüm Dünyada Küresel sermaye ve neo liberal politikalar; eşitsizliği, ayrımcılığı ve yoksulluğu derinleştirirken en temel haklarımızdan olan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi insanca yaşam haklarımız yok ediliyor, kadın emeği sömürüsü son bulsun, laik bilimsel eğitim verilsin.

Biz kadınlar! Yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe, emeğimizin sömürülmesine, kadın cinayetlerine, toplumsal cinsiyet olgusunun dayattığı rollerde payına düşeni alan ve  son yıllarda hayli artmış olan trans cinayetleri ile toplumda ötekileştirilen LGBTİ bireylerinin mücadelesinin de yanındayız. Bizler, çocuk istismarına, evde-işte-sokakta-kamusal ve özel alanda yaşanan her türlü şiddete, militarizme, ırkçılığa AKP iktidarı ile derinleşen gerici, muhafazakar ve piyasacı yapıya karşı, direnmekten başka yolumuz olmadığını biliyoruz.

Kadının özgürleşmesinin, kadın cinayetlerinin durdurulmasının, ancak ve ancak kadınların örgütlü gücü ile mümkün olacağını biliyoruz. Erkek egemen sisteme karşı, yaşamı değiştirmek ve dönüştürmek için yola çıktık. Bu amaçlarla yola çıkan, taleplerimizle ortaklaşan tüm kadınlarla birlikte “birleşik bir kadın hareketi “mücadelesini büyüteceğiz.

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi 8 Mart artık bir kazanıma dönüşsün diyoruz, ülkemizde de “8 Mart Resmi Tatil” ilan edilsin. Bu talebimiz ve Kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, gericiliğe, güvencesizliği ve savaşa karşı yaşam hakkı için beyazlar giyiyor ve 8 Mart’ta alanlara çıkıyoruz. Gökyüzüne mendil sallıyoruz, yoksulluk, şiddet ve savaşlar kader değildir. Şiddetten arınmış, sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız, barış’çıl bir Dünya ve Türkiye’yi yeniden kurmak için yola çıktık, hayatı örgütlüyor ve tüm kadınları direniş mevzilerine dayanışmaya çağırıyoruz.

Çünkü kadınların nefes alamadıkları, yaşamla ölüm arasında kaldığı bir cehenneme çevirdiler bu ülkeyi. Artık kadınlar için nefes almak ve yaşayabilmek, sadece isyanla mümkün! 1857’de New York’lu kadınların yaktıkları isyan ateşi ile AKP’nin kadın düşmanı politikalarına karşı, direniyoruz.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

YAŞASIN BİRLEŞİK KADIN MÜCADELESİ

ÖDP TÜRKİYE KADIN KOORDİNASYONU


8mart1 8mart2 8mart3 8mart