İŞSİZLİK AZALMIYOR GÜVENCESİZLİK ARTIYOR

1943

TÜİK tarafından açıklanan Nisan ayı işsizlik raporunda geçen yıl yüzde 9.9 olan işsizliğin yüzde 9’a gerileyerek, 212 bin kişi azaldığı ileri sürüldü. Bu rapora göre işsizlik 2 milyon 425 bin kişi olarak açıklandı.

TÜİK`in gerçek işsizliği gizleyen bu raporu AKP`nin ekonomik başarısının bir göstergesi olarak sunulmaya çalışılmaktadır.

İşsizliğin resmi verilerde azalmış olarak görünmesinin temel nedeni ise esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılmasıdır. TÜİK raporu işsizliğin azaldığının değil, güvencesizliğin arttığının bir ispatı olarak görülebilir.

TÜİK`in yalan rüzgarına dönüşen raporları bir yana gerçekler ise başkadır. Taşeronlaştırma ve esnekleşmeni sonucu olarak geçici süreli işlerde çalışanlar iş gücünün giderek büyük bölümünü oluşturmaya başlamıştır. Aynı zamanda uzun dönem işsiz kalanlar, artık iş bulma umudunu da kaybettiğinden iş aramayanlar da resmi işsizlik hesaplamasının dışında tutulmaktadır.
Ülkemizde çalışabilir durumda olan nüfusun ancak yüzde 49.6`sı iş bulabilmektedir. Öte yandan istihdam artışından söz edilirken, iş gücüne katılımı zaten yüzde 25 gibi düşük seviyelerde olan kadın istihdamı daha da gerilemektedir.

Resmi rakamlara yansıyan işsizlikteki görece düşüşün kaynağı ise AKP`nin son dönemde hız verdiği istihdam biçiminin güvencesizleştirme doğrultusundaki değişimidir. Bugün ekonominin finansal kar ve rant sektöründe yoğunlaşması, özellikle kentsel yıkımlarla birlikte inşaat sektörünün önemli bir kar alanı haline gelmesinin bir sonucu olarak güvencesiz çalışma bu alanda birikmektedir. TUİK tarafından açıklanan rakamlarında da işçilerin yalnızca yüzde 62`sini güvenceye sahip olduğu görülmektedir.

AKP Politikaları İle İşsizliğe Çözüm Bulunamaz
AKP, sermayenin daha fazla kar elde etmesine odaklanan sömürü politikalarının en keskin oklarını emekçiler üzerine yöneltmiştir. Çalışma koşulları buna uygun olarak düzenlenirken, emekçilerin var olan hakları da tırpanlanmaya çalışılmaktadır. Bir türlü işsizlerin eline geç(e)meyen işsizlik fonundan sonra kıdem tazminatının da işçiler tarafından kullanıl(a)mayacak şekilde aynı işlerliğe sokulması, bu saldırının en son örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bugün kendi saldırı stratejisinin resmi dokümanı olan Ulusal İstihdam Stratejisi`nde haritası verilen dönüşümlerin tamamını sermayenin istek ve taleplerine göre, arkasına emperyalizmin yürütücüsü kurumları IMF ve Dünya Bankası`nı da alarak Torba yasalar içinde sessiz sedasız, ama bir o kadar da hızlı hayata geçirmektedir.  AKP`nin asıl amacı emek gücü piyasasının patronlar nezdinde maliyetlerini düşürmek yani ucuz işgücü cazibesini uluslararası tekellerin hizmetine sunmaktır.

Bugün emeğin sadece ucuzlatılması gereken bir maliyet unsuru olarak görüldüğü bir ideolojinin esaretinde, sermayeyi gözeterek emek karşıtı kurumsal düzenlemelerin hayata geçmesi ile istihdamda taşeronlaşma/esnek ve güvencesiz istihdam biçimleri yaratılmaya çalışılmaktadır. Bu politikaların sonucu resmi rakamlarda dahi görünmez olan artık iş bulma umudunu dahi kaybetmiş işsizlerin sayısının her geçen gün büyümesi, taşeronluğun ve güvencesizliğin artmasından başka bir şey değildir.  Bu politikalarla işsizliğe çözüm bulunması mümkün değildir.

AKP hükümeti taşeronluğu ve güvencesizlikle işsizliği düşürme yanılsamaları ile yol alamaz. Bu politikalarla işsizliğe çözüm bulunamaz.

Bilge Seçkin Çetinkaya
Eş Genel Başkan
16.07.2012