Irak Savaşı Türkiye’yi Yeni Krize Sürükler

891

Bir kez daha petrol için kan dökme hazırlığı sürüyor. ABD ve İngiltere, masum insanlara yönelecek yeni bir saldırıya hazırlanıyor. Her iki emperyal güç Saddam diktatörlüğünü bahane ederek Ortadoğu’daki enerji kaynaklarını ve taşıma yollarını tamamen denetim altına almak için uğraşıyorlar.

Türkiye’de de ABD’nin başını çektiği militarist atmosferi bir fırsat olarak karşılayanlar var. Seçime hazırlanan siyasi partilerin bir kısmı susuyor bir kısmı da tavrını ABD ve savaş rüzgarlarını desteklemekten yana koyuyor. Türkiye’yi borç batağına sürüklemiş olanlar şimdi de ülkeyi savaş batağına sürüklüyorlar.

Sanki Irak’a komşu bir ülkede politika yapmıyormuş gibi davranmak ve susmak büyük hatadır. “İstemem yan cebime koyun” diyerek bölge politikası geliştirilemez.

Açıkça savaşa karşı çıkmayan bütün partiler Türkiye’yi yeni bir krize sürüklemeye adaydır, Türkiye’yi krizden çıkarmaya değil.

Bir ülkenin Başbakanı “istemeden savaşa sürükleniyoruz. Gençlerimizi göndermek istemiyoruz, ama…” diyorsa bu ülke egemenlik haklarını kullanamıyor demektir. Uzaktan kumandalı bir dış politikaya teslim olunuyor demektir.

Bu gelişmelerin Türkiye’ye yaraması mümkün değildir. Aksine bu politika sonucunda Türkiye’nin komşularıyla ilişkileri daha da kötüleşecek, enflasyon, yoksulluk, işsizlik daha da artacaktır. Asla bazılarının beklediği ekonomik ve siyasal avantajlar elde edilemeyecektir.

Türkiye, Körfez Savaşı’nın ağır ekonomik ve siyasal derslerini unutamaz. Bu oldu bittinin peşine takılamaz. İncirlik başta olmak üzere üsleri kullandıramaz.

Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak adına bölgeye askeri bir müdahalede bulunmak yeni bir felaketin kapısını aralayacaktır. Kuzey Irak’taki Kürt halkına yönelik bir askeri müdahale Türkiye’nin iç dengelerini ve iç barışını alt üst edecektir.

Türkiye, bölgenin barış odağı olmalıdır, savaş yaratıcısı değil.

Ufuk Uras Genel Başkan / 14 Ekim 2002