Fetihçi-Mezhepçi-Maceracı Dış Politikadan Vazgeçin

1588

Fetihçi-Mezhepçi-Maceracı Dış Politikadan Vazgeçin

Rusya ile savaşın eşiğine gelmemiz anlık bir gelişme olmaktan öte, AKP rejiminin yöneldiği dış politikanın bir sonucudur.

AKP rejimi, geleneksel dış politikayı pasif bularak yayılmacı-fetihçi temelde yeni Osmanlıcı olarak tanımlanan bir eksene yöneldi. Bu yönelim, emperyalizmin bölge müdahaleleri ile bütünleşerek Suriye’de iç savaşı derinleştirecek doğrultuda geliştirildi.

O dönemde de Suriye savaşının yalnızca Suriye ile sınırlı olmayacağını ifade etmiştik. Bugün Rusya ile yaşanan gerilim bu politikaların bir sonucudur.

Rusya’ya ait uçağın düşürülmesi ülkemiz açısından önemli sonuçlar yaratacaktır. Bu gerilimin sürdürülmesi bölgesel çatışmaları derinleştirecektir.

AKP, sınır ihlali nedeniyle uçağın düşürüldüğünü ifade ediyor. Kuşkusuz, her ülkenin sınır güvenliğine ve egemenlik haklarına sahip çıkması haktır. Ancak, bugün egemenlik ve sınır güvenliğinden söz eden AKP rejimi, Suriye’nin egemenlik haklarını ve sınır güvenliğini hiçbir şekilde dikkate almamıştır. Türkiye sınırları cihatçı çetelerin geçiş alanına dönüştürülmüş, bu güçler eliyle Suriye’nin tarihsel ve toplumsal yapısı tahrip edilmiştir.

AKP rejimi, bugün dert yandığı hatta savaş gerekçesi olarak açıkladığı tüm ihlalleri bizzat kendisi yaparak, Türkiye’yi Ortadoğu savaşının parçası haline getirmiştir.

Yeni Osmanlıcılık Taşeronluk ve IŞİD’ciliğe Dönüştü

Görülüyorki Erdoğan’ın yeni-Osmanlıcılık ve Davutoğlu’nun Stratejik Derinliğinden yalnızca taşeronluk ve IŞİD’cilik türemiştir.

ABD ve Batı’dan güç alarak bölge ülkeleriyle savaşı göze alan taşeronluk AKP’yi kahraman yapmaya yetmeyecektir. AKP IŞİD’le kurduğu bağların üzerini yeni savaşlarla örtemeyecektir. Türkmenleri kurtarma adına girilen savaşla esasen cihatçı çetelerin savunduğunu tüm dünya halkları bilmektedir. IŞİD Irak’ta Türkmenlere saldırıp, katlederken AKP’nin neler yaptığı, Türkmenleri Şii ve Sunni ayrımı üzerinden nasıl parçaladığı belleklerdedir. İhlal edilmesinden rahatsızlık duyulan sınırlarımızın cihatçı çetelerin geçiş alanı haline getirildiği, bugün de IŞİD petrollerinin o sınırlardan geçtiği herkesin malumudur.

Suriye’ye Harap Edenler
Bugün Kurtarıcılığa Soyunanlardır

Dün Suriye’yi yıkmak için harekete geçenler, bugün kurtarıcılığa soyunuyor. Peki Suriye nasıl harap oldu, bunun sorumlusu kim?

Suriye’yi parçalayan, etnik-mezhepsel bir çatışma ile bölgesel bir savaş ekseni yaratan gelişmelerin başlangıcında ABD’nin başını çektiği emperyalist blokun ve onunla hareket eden bölgesel işbirlikçi güçlerin müdahalesi var.

Arap isyanlarının ardından, ABD Libya’dan başlayarak Suriye’ye yeni bir müdahale geliştirdi. Etnik ve mezhepsel bir ayrışma körüklenerek, özellikle cihadist güçler desteklenerek bir iç savaş ortamı yaratıldı. Suriye’de ‘ılımlı muhalefet’ adı altında cihatçı güçler ÖSO gibi yapılarda buluşturularak, NATO’nun eğitimlerinden geçirildi. Cihatçı çetelerle Avrupa başkentlerinde, İstanbul’da toplantılar düzenledi. Dünyanın pek çok yerinden cihatçıların Suriye’ye geçişi, silah ve para yardımı ile birlikte organize edildi. AKP, bu müdahalenin aktif parçası haline gelerek Hatay ve Antep başta olmak üzere ülkemizi cihatçı çetelerin askeri üssü haline getirdi.  Geliştirilen bu iç savaşla Suriye adım adım parçalandı. IŞİD barbarlığı, bizzat emperyalist güçler ve bölge ülkeleri eliyle beslenerek güçlendirildi.

Suriye bugün bölgesel savaşla iç içe geçmiş bir uluslararası paylaşım alanına dönüştü. Suriye’nin tarihi ve geleceği yok edildi. Milyonlarca Suriye’li yerinden yurdundan edildi. Yaşama tutunmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalanların yüzlercesi Akdeniz’in derin sularında can verdi. Suriye cehennemini yaratanlar sınırlarını kapatarak kendi güvenliklerinin derdine düştü. IŞİD barbarlığı Şam’dan Ankara’ya, Beyrut’tan Paris’e uzanan katliamlarıyla savaşı küreselleştirdi.

Şimdi, Suriye’de geçiş adı altında sürdürülen paylaşım mücadelesinde herkes alan hakimiyetini güçlendirmeye dayanan vekalet savaşlarını körüklüyor.

Özgür ve Demokratik Bir Geçiş İçin
Suriye’den Elinizi Çekin

Suriye’de çözüm Suriye’nin kurtarıcılardan kurtulması ile mümkündür. AKP rejimi bölgesel savaşa dönüşen Suriye savaşını körüklemekten vazgeçmeli, komşu ülkelere karşı husumet içeren her tür politikayı terk etmelidir. Emperyalistlerin çıkarları için yaratılan bu cehennem içinde Türkiye komşu ülkelerle dayanışmacı ilişkilerini geliştirerek, bu saldırılara karşı durmalıdır.

Artık bu yangın sönmeli, Suriye’de özgür ve demokratik bir çözümün yolu açılmalıdır. Bunun için 26 Şubat 2012 yılında Hatay’da ‘Suriye’ye Emperyalist Müdahaleye HAYIR’ mitingimizde ifade ettiğimiz düşüncelerimizi bugün de savunuyor ve paylaşıyoruz :

– Emperyalist güçler Suriye’den elini çekmeli, savaş kışkırtıcılığından vazgeçilmelidir.

– AKP hükümeti yeni Osmanlıcılık politikaları nedeniyle Suriye’nin yaşadığı felaketten, Türkiye’nin sınır bölgesinin yaşadığı mağduriyetten sorumludur. İki ülke arasındaki dostluğa kasteden müdahaleler, din ve mezhep kışkırtıcılığı terk edilmelidir.

– Kalıcı bir ateşkes ilan edilmeli, tüm yabancı güçler Suriye’yi terk etmeli, Suriye halkının kendi geleceğini belirlemesini, özgür ve demokratik bir geçişi olanaklı kılacak anayasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Merkez Yürütme Kurulu