DEPREME KARŞI KAMU ELİYLE VE HALKIN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞECEK DEMOKRATİK PLANMAYA İHTİYAÇ VAR

1869

Büyük Marmara depreminin on üçüncü yılındayız. Deprem kuşağında olmamıza, depremin felakete dönüştüğü büyük acılarla yüz yüze kalmamıza karşın halen depreme karşı önlemler alınmış değil.

Yeni deprem beklentisi sıcak tutulurken, bu büyük felaket riski ‘piyasalar tarafından satın alınıyor`, AKP bu riski yeni rant alanlarının yaratılmasının fırsatına çeviriyor.

Depreme önlem adı altında çıkartılan yasalarla, her yer sınırsızca TOKİ`nin emrine bırakılıyor. Kentlerin dönüşüm adı altında emekçi sınıflara yönelik sürgüne dönüştüğü, kent merkezlerinin ticaret merkezleri ve zenginlerin özel yaşam alanlarına çevrildiği yıkımlar için deprem riski araçsallaştırılıyor.

Bu rant zihniyeti ile depreme karşı önlem almak bir yana, daha büyük felaketlere kapı aralanmaktadır. Emekçilerin, yoksulların hayatını değersizleştiren yalnızca parası olanların güvenli yaşayabileceği alanlar yaratarak eşitsizlikler üreten bu sistemde en küçük doğa olayı dahi felakete dönüşmektedir.

Samsun`da yaşanan sel de dahi TOKİ`yi dere yatağına ev yapmaya yönelten daha fazla kar anlayışı ve yoksulların hayatın değersiz görülmesinin sonucudur. Şimdi aynı depreme karşı önlemlerin aynı TOKİ tarafından inşa edilen yapılarla gerçekleşeceğine söylemenin hiçbir inandırıcılığı yoktur.

Depreme karşı önlemler kamu eliyle, halkın çıkarlarını gözeterek, sosyal dokuya zarar vermeden ve halkın katılımıyla demokratik planlamayla gerçekleştirilmelidir.

Depreme karşı bugünden acil bir eylem planı devreye sokulmalıdır. Yapı Denetim Sistemi kamu eliyle depreme dayanıklı, nitelikli binaların yapılmasına yönelmelidir. Eğer söz konusu olan insan hayatı ise kar-zarar hesabı yapılamaz. Maliyetine bakılmaksızın mevcut yapı stokunun depreme dayanıklı hale getirilmesinden, yeni yapıların buna uygun olarak inşa edilmesine karar bütüncül bir eylem planı kamu eliyle hayata geçirilmelidir.

17 Ağustos depreminin 13. yılında kaybettiklerimizi bir kez daha anıyoruz. Yeni bir felaket ve acı yaşamamak için sorumluları rantçılıktan vazgeçmeye, insan hayatının en kutsal değer olduğunu hatırlatarak uykudan uyanmaya çağırıyoruz.

Alper TAŞ
Eş Genel Başkan
17.08.2012