Artık Gerçek Bir Hesaplaşmanın Zamanıdır

1057

1915’in yıldönümünde ÖDP Eş Genel Başkanları Alper Taş ve Bilge Seçkin Çetinkaya yaptıkları açıklama ile “Ermeni Kardeşlerimizin Acısını Paylaşıyoruz” dediler.

Açıklamanın tamamı şöyle;

Ermeni Kardeşlerimizin Acısını Paylaşıyoruz
Artık Gerçek Bir Hesaplaşmanın Zamanıdır

99 yıl önce bu topraklarda büyük bir acı yaşandı. Ermenilerin yaşadığı bu insanlık trajedisini yüreğimizin derinliklerinde duyuyor, o süreçte yaşamını yitirenleri hüzünle anıyoruz.

1913’te bir darbeyle iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki’nin Alman emperyalizminin yanında saf tutarak ülkeyi savaşa sokması bir bütün olarak insanlarımızın kıyıma uğramasının aç, bilaç, çaresiz kalmasının temel nedenidir. Nitekim Sarıkamış’ta kendi askerlerini felakete sürükleyen de bu maceracı kliktir. Ermenilere yönelik ‘tehcir’ kararı da Meclis’ten, Bakanlar Kurulu’ndan bile gizli, İçişleri Bakanlığı aracılığıyla başlatılmış; devlet hiçbir yasal ve insani dayanağı olmadan kendi yurttaşlarını, yaşlıları, kadınları, çocukları kıyıma uğratarak, etnik arındırma politikası izlemiştir.

1915’te yaşananların soykırım olduğu ya da olmadığı üzerinden tartışılması meselenin idrakini zorlaştırmaktadır. Bugün ihtiyacımız bu tarihsel acıyla yüzleşebilmek, Ermenilerle ‘tarihsel düşmanlık’ zihniyetiyle köklü bir hesaplaşma yaşayabilmektir. Zamanında bu tarihsel acı ile yüzleşebilseydik Hrant Dink ve Sevag Balıkçı kardeşimiz aramızda olurdu. Bu yüzleşememenin sonuçlarını, bu davaların görüldüğü mahkemelerde de bir kez daha görüyoruz.

Bugün ihtiyacımız olan  gerek Türkiye’deki Ermeni yurttaşlarımızla, gerekse Ermenistan’la barışa, birbirini anlamaya, iletişim kurmaya yönelik bir hoşgörü ve uzlaşı iklimiyaratabilmektir. Bu da, konjontrel açıklamalarla gerçek bir hesaplaşmanın yolunu kapatmaya çalışarak sağlanamaz.

Hrant Dink kardeşimiz böyle bir hesaplaşmanın da gerçek bir barışmanın da yolunu açmıştır. Bir arada yaşam imkanının güçlenmesi için öncelikle Hrant Dink kardeşimizin katledilmesinde sorumluluğu olan herkesin ortaya çıkartılıpyargılanması gerekmektedir. Ermenistan sınır kapısı açılmalı, her türlü ekonomik ambargo ve kısıtlamanın özünde yoksul halka bir zulüm olduğunu gözden ırak tutmadan bu komşu ülkeyle ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir. Bu sınır kapısına Hrant Dink adı verilmelidir.

Sorunun köklü çözümü, dini, dili, mezhebi ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan insanlarımızın acıları ve sevinçlerinin ortaklığı üzerine yeni bir tarihsel anlayışı ve belleği oluşturmakla mümkündür.