Alper Taş Yanıtladı: Sol, Gezi'den hangi dersleri çıkarmalı?

1135

ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, Gezi Parkı eylemlerini “Büyük bir toplumsal hareket, devrim değil, kendiliğinden bir isyan” olarak nitelendirdi.

Taş, “Büyük bir toplumsal hareketle karşı karşıyayız, hepimizi bütün örgütlü sol siyasi güçleri aşan bir hareket. Toplumsal hareketlerin ruhu da budur. Sol hareketler bu isyanın sahibi değil, bir parçası. Ancak bu isyanın ortaya çıkışında, solun AKP rejiminin politikalarına karşı kesintisiz mücadelesinin de önemli bir katkısı var. Sosyalist, devrimci, sol güçlerin örgütlemediği, fakat onların yürüttüğü kesintisiz mücadelesinin sonucu olarak ortaya çıkan bir isyan” görüşünü dile getirdi. Taş, “Sol Gezi eylemlerinden hangi dersleri çıkarmalı” sorusuna da
şu yanıtları verdi:

*Devrimci hareket, Gezi’den önceki durumda kalamaz, Gezi’den önceki gibi davranamaz. Sol, süreci iyi okumalı, kendisini yenilemeli. Bu hareketin kendiliğinden nitelikli özünün gelişmesi için yardımcı olmalı, sürece eşlik etmeli, bir tür yoldaşlık, yol arkadaşlığı yapmalı.

*Sol siyasetler, örgütlenmeler iflas etti gibi çok abartılı yorumlar yapmamak gerekir. Bu hareketin kendisi de örgütlenmeyi tartışıyor. İsyan oluştu, sürüyor ve parklarda, mahallelerde kendisini nasıl örgütlü kılabileceğini, kalıcı olabileceğini tartışıyor. Karşısındaki güçlerin köklü olarak örgütlü olduğu bir yerde, halk hareketinin örgütsüzlüğünü savunmak baştan teslim olmak, yenilgiyi kabul etmek manasına gelir. Kendi ruhuna uygun bir örgütlenme anlayışının esas alınması gerekiyor. Bizim parti olarak örgütlenme anlayışımızın bu hareketin özüyle çeliştiği kanısında değiliz. Fatsa, Yeni Çeltek, ODTÜ, ÖTK deneyimlerini rehber edinmiş bir hareket olarak bizim için esas olan halkın sözü ve eylemidir. Örgüt kurma hiyerarşi kurma meselesi değildir. Parklarda oluşan bu doğrudan demokrasi, yurttaşın söz ve karar sahibi olduğu pratikler, yeni demokrasi kültürü bize yabancı değil. 1980 öncesi yaşama geçirdiğimiz, 12 Eylül’le yenilenen demokrasi pratikleri 2013 yılında güncelleniyor.

AKP’ye karşı ortak zemin
* Bu tür isyanlarda iki tür örgütlenmeyi geliştirmek lazım. Biri halkın kendi taban örgütlenmeleridir. Bunu herhangi bir partiyle özdeşleştirmek, bir parti çıkması konusuna sıçratmamak gerekiyor.

Partileri, siyasetleri aşan kendi kendini yönetecekleri mekanizmalar üretmek gerek. Yerel seçimlerde, Cumhurbaşkanlığı, milletvekili seçimlerinde bu toplumsal mücadelenin bir siyasal seçeneğini yaratma meselesini düşünmemiz gerekir. Birleşik bir mücadeleye, birleşik bir örgütlenme zeminine ihtiyacımız olduğu ortada. Gezi pratiği yerel seçimlerden kaçamaz. AKP rejimine karşı ortaya çıkan bu çoğulcu direniş odaklarını siyaseten ortak bir zeminde buluşturmanın yolunu bulmamız gerekir.

Daha geniş, birleşik bir form bulmamız gerekiyor. Ayrıca, bir şeye karşı çıkmak tek başına yetmiyor. Neyi kuracağımız da önemli. AKP’nin rejimi eskimiş bir rejimdir, yeni bir rejimi, yeni bir Türkiye’yi hangi temel değerler üzerine inşa edeceğiz? Halk muhalefetinin bu iddiayı önüne koyması lazım.

*AKP’nin bu pervasızlığı 2010 referandumundan sonra arttı. O zaman Türkiye’nin demokratikleşeceği iddiasında olanlar böyle olmadığını gördü.

Şimdi özeleştiri istememiz gerekmiyor, ama bazı kesimler Gezi’de de nasıl bir rejimle karşı karşıya olduklarını gördüler, geç de olsa farkına vardıklarını ifade ettiler. Başka bir düzlemde de başka bir çizginin yanlışlığı ortaya çıkıyor. Cumhuriyet mitingleri adı altında geliştirilen ordu-bürokrasi eksenli muhalefetin yanlışlığı da görüldü.

Seküler hayat mücadelesi
*Gezi’den ulusalcılara da bir mesaj var. Direnişin içinde ulusalcı yapılar da yer aldı. Onlar da bir sonuç çıkarttılar, devrimci demokratik muhalefet hareketinin kendi öz gücünden başka bir şeye dayanmaması gerektiğini görmeleri gerekir. AKP’nin“yeni” rejimine muhalefet etmenin, “eski” rejimi savunarak olmayacağını gördüler. Bu direniş gerçek bir laiklik direnişidir. Devletçi laiklik iflas etmiştir, bu laiklik AKP’yi üretti. Gezi Direnişi seküler bir hayat mücadelesidir. Gezi’nin yolundan ilerleyerek gerçek laikliği kazanabiliriz

(Cumhuriyet)