AKP’Yİ VE SAVAŞI DURDURALIM BARIŞI VE BİRARADA YAŞAMI SAVUNALIM

975

Erdoğan-AKP iktidarı ülkemizi dipsiz bir karanlığın içinde sürüklüyor.

Kendi iktidarını sürdürmek için, halka karşı topyekun bir savaş ilan eden AKP rejimi, bu savaşla tüm muhalefet dinamiklerini bastırmaya, halkı teslim almaya çalışıyor.

Suriye’de emperyalizmin güdümünde etnik ve mezhepsel temelde geliştirilen iç savaşı körükleyen, ülkemizi IŞİD ve benzeri cihadist çetelerin üssü ve silah deposu haline getiren AKP, bugün de IŞİD’e karşı savaş adı altında içerde ve bölgede Kürt hareketine ve Kürt halkına yönelik bir savaş başlattı.

Erdoğan’ın dağılan gücünü ve gerileyen iktidarını faşist baskı ve savaş ortamında yeniden tesis etmeye yönelik politikaları, her gün büyüyen şiddetle geliştiriliyor. Irkçı-cihadist çetecilerin, AKP rejiminin ucu karanlıktaki kontrgerilla unsurlarının da devreye girdiği güçlerle tüm direnme dinamikleri bastırılmaya çalışılıyor.

Görülüyor ki, AKP rejimi altında seçimin de parlamentonun da yargının da hiçbir anlamı kalmamıştır. Saray’ın merkezinde olduğu, AKP rejimi ülkeyi kendi tekelleştirilmiş baskı gücüyle yönetmektedir.

İslami faşist AKP rejiminin durdurulması, savaş politikalarının önüne geçilebilmesi ancak, halkın örgütlü, birleşik mücadele mevzilerinin geliştirilmesine bağlıdır.

AKP bu topyekun savaşı bugün Kürt hareketine yönelik bir saldırı dalgası üzerinden sürdürmektedir.  Siyasal alanı, askeri operasyonlarla kuşatmaya çalışan AKP, giderek kirli yöntemleri de devreye sokarak HDP’yi etkisizleştirmeye yönelmektedir.

Bunun sonucunda ülkemizde bir ölüm ve kan çemberi bir kez daha örülmektedir. Giderek genişleyen şiddet sarmalında AKP sivilleri katletmektedir. AKP bombaları Zergele Köyü’nün üzerine düşüp, 10 kişiyi katletti.

Bu iflas etmiş savaş politikalarına dayanarak, siyaset alanını kuşatma çabalarına AKP son vermelidir. Yetkisi olmayan geçici hükümetin pek çoğu milletvekili dahi olmayan bakanları eliyle sürdürülen bu savaşın sonu yoktur.

PKK, AKP’nin bu savaş politikalarını besleyen, toplumdaki bir arada yaşam zeminlerini zedeleyen eylemlere de son vermedir.

Barış için mücadele bugün AKP karşısındaki tüm ilerici, demokratik halk kesimlerinin Gezi milyonlarının eşitlik, özgürlük ve kardeşlik taleplerinin savaşın ürettiği milliyetçilik zehri ile parçalanmasının da önüne geçecek bir eylem ve mücadele anlayışla mümkündür. Bir arada yaşam zeminlerine zarar verecek, demokratik siyasetin alanını daraltan eylem biçimlerine son verilmelidir.

Taleplerimiz;

– Emperyalistlerin ve bölgesel işbirlikçi güçlerin güdümünde sürdürülen Suriye’deki savaşa son verilmelidir. Suriye’nin kaderini Suriyeliler belirlemelidir.

-Emperyalizmin bölgemizdeki kanlı operasyonlarının üssü olan İncirlik ve tüm NATO ve Amerikan üsleri kapatılmalıdır.

-AKP, IŞİD ve benzeri cihadist çetelerle kurduğu ilişkilerin, onlara taşıdığı silahların hesabını vermeli, eğit-donat adımlarıyla ülkemizin cihatçı çetelerin askeri üssü haline getirilmesine son verilmelidir.

-AKP, askeri ve siyasi operasyonlara son vermeli, HDP üzerindeki baskıya son vermelidir. PKK silahlı eylemlerini durdurmalıdır. Kürt sorununun demokratik çözümü için TBMM’de şeffaf bir süreç başlatılmalı, tüm toplum kesimlerinin katıldığı, bir arada yaşama dayanan çözüm yolları aranmalıdır

Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Merkez Yürütme Kurulu