AKP’NİN KADRO YALANINA KARŞI GÜVENCELİ İŞ-İNSANCA YAŞAM İÇİN BİRLEŞELİM!

204

1 Kasım 2015 seçimleri öncesinde taşerona kadro vaadi veren AKP, seçim vaatlerini 100 gün içerisinde gerçekleştireceğini söylemişti. Emekçileri güvencesizlik batağına sürükleyen 15 yıllık iktidarları süresince taşeron işçi sayısı yüzde 400’e varan oranda artan AKP, taşeron işçilik ilgili somut adımı ancak bu seçimden iki yıl geçtikten sonra atabildi. Ancak taşeron işçilikle ilgili kadro düzenlemesinin ayrıntıları belli olduktan sonra emekçilere ‘dağ fare bile doğurmadı’ dedirtildi.

Öncelikle düzenlemenin kendisinin meclisin devre dışı bırakılarak yapılması ve KHK ile çıkması başlı başına ‘sakat’ bir durumdur. Düzenleme yasalaşırken sendikaların ve meclisin görüşleri alınmamış, KHK’lara mevcut koşullarda itirazın kapalı olmasından iktidar faydalanmış ve emekçiler mevcut düzenlemeye mahkum edilmek istenmiştir.

AKP Grup toplantısında Cumhurbaşkanı’nın yaptığı ilk açıklamada belediyelerin kadro dışı kaldığı anlaşılmıştı. Belediyelerde çalışan taşeron işçiler özel hukuk statüsündeki özel şirketler olan belediye iktisadi teşekküllerine geçişi yapılarak kadro dışı bırakıldı. KHK’yla çıkan düzenlemede 50 binden fazla KİT’lerde çalışan taşeron işçisi kadro dışı kaldı. Ayrıca kamu kurumlarındaki ihalelerin yüzde 70’inin işçi gideri olması şartı olan ‘personel çalışmasına dayalı hizmet alımları’ ihale şartnamesiyle çalışmayan başta yemekhane işçileri olmak üzere binlerce taşeron işçisi bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır.

Düzenlemeden faydalanmak isteyen işçiler, sınav ve güvenlik soruşturmasına maruz bırakılmıştır. Mevcut kurumlarında yapacakları işe devam edecek olan işçiler nasıl bir sınava tabi olacaklar, kamu kurumlarında halihazırda çalışan taşeron işçilerinin güvenlik soruşturmasına neden dahil edilme ihtiyacı duyulmuştur gibi sorular sınav ve güvenlik şartnamesinin esas amacının başka olduğunu düşündürtmektedir. Ayrıca muvazaa ve ilave tediye davalarından varsa vazgeçmek veya bir daha hak talep etmemek için işçilerden feragatname istenmesi de başlı başına başka bir hukuksuzluktur.

Kadroya geçtiği söylenen taşeron işçiler, şu anda kadrolu çalışan işçilerin ücretlerini yine alamayacaklar ve mevcut ücretlerini almaya devam edeceklerdir. Ayrıca kadrolu işçilerin faydalandığı toplu iş sözleşmesi düzeneğinden ‘kadroya’ geçecek işçiler Yüksek Hakem Kurulu eliyle yapılan kötü sözleşmeler bitene kadar faydalanamayacaklardır. Büyük çoğunluğu asgari ücret ve seviyesinde ücret alan emekçiler açlıkla ve yoksullukla mücadele etmeye devam edeceklerdir.

KHK ile çıkan ve pek çok hukuksuz uygulamayı içerisinde barındıran taşerona ‘kadro’ düzenlemesi taşeron işçilerinin güvenceli iş talebini karşılamamaktadır. Emekçilerin talepleri nettir:

– Son KHK ile bir kez daha OHAL ve KHK düzeninin emek düşmanı karakteri ortaya çıkmıştır. OHAL kaldırılmalı ve KHK düzeni son bulmalıdır.
– Taşeron işçiler arasında ayrım yapılmamalıdır. Kadro dışı kalan başta belediye işçileri, KİT işçileri ve personel çalışmasına dayalı ihale şartnamesiyle çalışmayan taşeron işçiler olmak üzere tüm taşeron işçileri kadroya alınmalıdır.
– Emekçilerin gasp edilen haklarını almak için geçmişe dönük hak talep etmesinin önündeki engeller derhal kaldırılmalıdır.
– Emekçiler gerçek anlamda grevli-toplu sözleşmeli çalışma hakkına sahip olmalı ve sendikalaşmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Emekçilerin sendikalarını idare baskısıyla değil özgürce kendi iradeleriyle seçmesini sağlamak için işyerlerinde referandum uygulaması yapılmalıdır.
– Kamuda taşeron tartışması yaparken özel sektördeki taşeron köleliği gündeme gelmemektedir. İş cinayetlerinin ve kölece çalışmanın temel nedeni olan taşeron ve diğer güvencesiz istihdam biçimleri kamu-özel ayrımı yapılmadan yasaklanmalı ve güvenceli çalışmak sağlanmalıdır.
Emekçilerin bu acil taleplerinin hayata geçmesinin yegane yolu emeğin birleşik talepleriyle emeğin birleşik mücadelesini yükseltmekten geçmektedir. Şimdi birleşik emek mücadelesini ve birleşik emek hareketini kurma görevi önümüzde durmaktadır.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi olarak AKP’nin kadro yalanına karşı güvenceli bir iş-insanca yaşam için tüm emekçileri birleşmeye çağırıyoruz.

ÖDP İŞÇİ-EMEKÇİ ÇALIŞMA GRUBU