AKP`NİN 2023 MANİFESTOSU: YİNE ZAM YENİ ZAM

960

AKP hükemeti kongrenin patırtısı gürültüsü arasında jet hızıyla doğalgaz ve elektriğe zam yaptı. AKP yeni zamlarla yeni dönemde de zengin dostu yoksul düşmanı politikaların kararlı bir uygulayacısı olacağını göstererek yeni dönem manifestosunu zamlarla ilan etti.
Zamlar ve yeni vergilerle AKP bütçede oluşan açığı emekçi yoksul halkın sırtından kapatmaya çalışıyor. Oysa bütçe açığının da ekonomide yaşanan krizin de sorumlusu halk değildir, AKP‘dir.

AKP hem içerde hem de bölgede izlediği savaşçı politikaların sonucu olarak son aylardaki harcamalar arttı. Suriye‘deki iç savaşın derinleştirilmesi için yapılan silah ve para yardımları biliniyor.

Kürt sorununda demokratik çözüm yerine silah ve şiddette ısrarın sonucu son aylarda askeri  harcamalar 20 milyar TL‘ye yaklaşmıştır.

Öte yandan Türkiye ekonomisi tam anlamıyla dışa bağımlıdır. Uluslar arası sermayenin kar alanı haline dönüştürülen Türkiye ekonomisinin kontrolü ne AKP‘dir ne de Merkez Bankası‘ndadır.

Küresel krizin de yansıması olarak giderek sıkışan ekonominin faturası tüm dünyada da ülkemizde de emekçilere çıkarılmaktadır. Yeni vergiler, elektrik ve doğal gaz zammı ile uygulamaya konulan kemer sıkma politikaları önümüzdeki dönemde sürekli gündeme gelecek yeni zamların da habercisidir.

Zenginleri, patronları, bankaları korumak ve kurtarmak için emekçilerin ücretlerinde kısılarak, zamlar ve vergilerle emekçilerin sofrasından çalınmakta bu acımasız sömürü düzeni bu şekilde  sürdürülmeye çalışılmaktadır.

Elektrik ve Doğalgaz‘da Neden Zam Yapıldı

AKP Hükümeti, yaklaşık 9 milyar dolarlık bir açığı yamama adına, geçtiğimiz hafta ÖTV ve tapu harçlarına zam yaptı. Ancak asıl büyük operasyon doğalgaz üzerinden hayata geçirilmektedir.

1 Ekim`de doğalgaza yapılan yüzde 9,8`lik zam ile doğalgaz geçen seneye göre yaklaşık yüzde 30 artmıştır. Yüzde 45`i doğalgazdan üretilen elektriğin fiyatı ise bugün itibariyle 18,91 liradan 20,80 liraya yükseltildi.

Dünya doğalgaz fiyatları genellikle kaynak ülkelerin inisiyatifinde olup, fiyatları daha çok politik tercihler belirlemektedir. Türkiye, geçmişten bu yana, belirlemiş olduğu bağımlı politikayı sürdürmekte olup her geçen gün enerji ithalatı yüzdesi daha da büyümektedir. Doğalgaz ithalatı da bu kapsamdadır.

Türkiye -her ne kadar Enerji Bakanı AB‘nin en ucuz gaz alan 4. ülkesiyiz dese de- doğalgazı dünya ortalamalarının çok üzerinde satın almaktadır.

Doğalgaz fiyatları üç aylık periyotlarla revize edilmekte olup ( Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında), bu revize işleminde, son 6-9 aylık petrol fiyatlarını baz alınmaktadır.

Dünya petrol fiyatları ise Ocak-2012‘ den Ağustos-2012 ortalarına kadar, % 18‘lik bir düşüş  ve Ağustos-2012‘den itibaren günümüze  kadar da – Ocak ayı fiyatına göre- % 10‘luk bir artış yaşadı. Hal böyle iken Temmuz-2012 peryodunda, hem Azerbaycan, hemde İran Türkiye‘ye verdikleri doğalgaza zam yaptılar.Dünya petrol fiyatlarının düştüğü bir dönemde zam sözkonusu olunca, Ekim-2012 peryodunda zam yapılmaması sözonusu olmayacaktır.

Şimdi soruyoruz, Neden Türkiye bu zamlara rağmen gaz almaktadır? Neden dünya fiyatları düşerken kaynak ülkeler Türkiye‘ye zamlı satış gerçekleştirmektedirler? AKP Hükümeti neden zam yapmaktadır?

Türkiye neoliberal politik tercihleri dolayısıyla enerjide net bir bağımlıdır.Doğalgazda sınırlı -beş- ülkeden ithalat yapmaktadır. Bu ülkelerden birine -örneğin İran‘a- rest çekse hemen akabinde yerine gaz iklame edemeyeceğinden, başta elektrik arzı olmak üzetre hem ısınmada hemde sanayi üretiminde büyük çöküş yaşanacaktır. Bu durumun farkında olan İran da Temmuz ayında gaza zam yapmıştır.

Dünya fiyatları düşerken kaynak ülkeler gaza zam yapmaktadır. Bu zam aynı zamanda AKP‘nin İran‘a karşı hem Suriye üzerinden baskı yapıp hem de füze kalkanı ile tehdit oluştururmasının dolaylı sonuçlarından birisidir.

Yine neoliberal politikaları gereği enerjide özel sektöre kaynak aktarma adına Rusya ile Batı Hattı anlaşmasını yenilememiş, bu alanı özel sektöre terk etmiştir. Bu güne değin Batı Hattı için lisans alan dört firmaya, bir bakıma fiyat açısından jest yapma durumu da söz konusudur.

Aksi takdirde Batı Hattından önümüzdeki kış gaz akmayacak ve Türkiye arz sıkıntısı yaşayacaktır.

Ancak öyle de olsa böyle de olsa,  bu neoliberal politik anlayışla zamlara rağmen Türkiye‘yi önümüzdeki kış elektriksiz ve gazsız günler beklemektedir.

“Her şeyin bir bedeli var” sözleriyle zamları savunmaya çalışan Enerji Bakanı ve AKP için bedel ödeme günleri kapıdadır. AKP‘nin bedeli halka ödettirilmesine karşı sessiz kalmayacağız.

Alper TAŞ
Eş Genel Başkan
1 Ekim 2012