AKP’DEN “SAĞLIK GÜVENCESİ OLMAYANLARA” 1 NİSAN ŞAKASI GİBİ MÜJDE(!)

3861

“Sadece 53 TL’ye Sağlık Güvencesi”

AKP’DEN “SAĞLIK GÜVENCESİ OLMAYANLARA” 1 NİSAN ŞAKASI GİBİ MÜJDE(!)

Resmi Gazete’de 8 Mart günü yayınlanan 6824 sayılı Torba Yasanın Genel Sağlık Sigortasıyla (GSS) ilgili hükümleri, 1 Nisan 2017, bugün yürürlüğe giriyor.

Şimdiye kadar, primini kendi ödemek zorunda olan yurttaşların aylık “zorunlu” GSS primleri aylık geliri 592 ile 1.775 TL arasında olanlar için 71 TL, 1.777 TL ile 3.555 TL arasında olanlar için 213 TL; 3.555 TL’nin üzerinde olanlar için ise 426 TL idi.

Yeni düzenleme ile aylık geliri 592 TL’den fazla olduğu için devlet tarafından zengin kabul edilen bu yurttaşların GSS primi bugünden itibaren 53 TL olarak sabitlendi.

Siyasi iktidar hemen Referandum öncesinde yapılan bu düzenlemeyi “Sağlık güvencesi olmayanlara müjde/Sadece 53 TL’ye sağlık güvencesi” diyerek hemen referandum için propaganda malzemesi olarak kullanmaya başladı.

Oysa mesele sadece zorunlu GSS primlerinin 53 TL’ye düşürülmesinden ibaret değil.

En başta belirtmek gerekir ki; 6824 sayılı Torba Yasa 53 TL’lik prim miktarını istediği zaman dört katına, yani 212 TL’ye kadar çıkarma yetkisini Bakanlar Kuruluna vermektedir ve 16 Nisan sonrasında GSS primlerinin tekrar yükseltilmesi ihtimal dahilindedir.

İkinci olarak; 1 Nisan şakası gibi 1 Nisan günü yürürlüğe giren “Sağlık güvencesi olmayanlara” müjde(!) aslında bir gerçeğin itirafıdır: AKP’nin yıllardır “Bütün vatandaşlarımızı sağlık sigortası kapsamına aldık.” diyerek yaptığı propagandanın büyük bir yalandan ibaret olduğunun itirafı!

Gerçekten de özellikle seçim dönemlerinde oy toplamak için hep söylendiği gibi eğer bütün nüfus sağlık güvencesi kapsamında olsaydı bugün “Sağlık güvencesi olmayan” hiç kimsenin olmaması gerekirdi.

Oysa adı her ne kadar “Genel” olsa da 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren GSS hiçbir zaman nüfusun genelini kapsamına alamamıştır.

Lise öğrencisi olup 18 yaşını, lisans/yüksek lisans/doktora öğrencisi olup 25 yaşını dolduran gençler; işsizlik sigortasından yararlanamayan işsizler; emeklilikte yaşa takılanlar; kısmi zamanlı çalışıp primleri ayda otuz günden az yatanlar; primini ödeyemeyen esnaf ve zanaatkârlar; primini ödeyemeyen çiftçiler; aylık düzenli hiçbir geliri olmadığı halde üzerine kayıtlı metruk bir ev ya da çorak bir arazi gözüken yurttaşlar…

Kısacası milyonlarca vatandaş yıllardır GSS kapsamı dışında kalmış ve bu nedenle hastalandığında hastane kapısından geri çevrilmiş, sağlık hizmeti alamamıştır. Üstelik bir de alamadıkları sağlık hizmeti için Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlandırılmışlardır.

Bugün uygulamaya giren “GSS borçlarına af/yeniden yapılandırma” uygulamasının arkasında yatan Türkiye gerçeği açıktır: Prim esasına dayalı sağlık sigortacılığının toplumun tamamını kapsamı altına alması mümkün değildir. GSS primlerinin Referandum öncesinde “şimdilik” 53 TL’ye düşürülmesi de bütün nüfusun sağlık güvencesine kavuşmasını sağlamayacaktır.

Oysa sağlık hakkı bütün yurttaşların hava gibi, su gibi doğuştan kazanılmış bir hakkıdır. Devlet, prim ödeyip ödeyememesine bakmaksızın bütün vatandaşlara eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti vermek zorundadır.

Bu hakkımızın prim ödeme şartına bağlanmasına ve Referandum sürecinde oy toplamak için kullanılmasına izin vermeyelim.

Bugünlerde hep söylediğimiz gibi:

HERKESE EŞİT, ÜCRETSİZ, NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİ için

GENEL SAĞLIK SİGORTASINA HAYIR!

ÖDP Sağlık Çalışma Grubu Sözcüsü Osman Öztürk