Acemi Enerji Bakanı Berat Albayrak’a Enerji ve Nükleer Dersleri

1113

AKP’nin bu güne değin enerjiye en yabancı Bakanı Berat Albayrak.

Sürpriz yumurtadan çıkma kontenjandan gelen Bakan  Albayrak yine inciler döktürerek kendine havuz medyasında yer buldu.

İşte o incilerden birkaçı;

Gelişmiş ülkelere gidin, termik santrallere bakın Avrupa’da. Bizim hem filtreleme hem de karbon emisyonlarına bakıldığında bazıları doğalgazdan daha çevreci. Şimdi yeni teknolojilerle düşük kalorili kömürleri bile randımanlı üretebiliyoruz. ”

Bakan yeni teknolojiden söz ederken o yeni  teknoloji  ne menem bir şeyse on yıldır Çöllolar’da termik santral cürufunun altındaki işçilerin cenazelerini çıkarmaya yetmiyor.

Adına ister cahillik ister dezenformasyon diyelim, sonuç değişmiyor;  zat-ı muhteremler nedense termik santrallardan en uzak Boğaza bakan yeşillikler içinde oturmayı tercih ederlerken  vatandaş termik santrallar ve zehir yüklü havası ile iç içe yaşıyor.

Kurulu kapasitemizi 13 yılda 33 binden 73 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki 10 yılda en az 50 bin megavat daha eklememiz gerekiyor” incisi ise bütün kapitalistlerin,  bol bol tüketin ki gani gani kar edelim! lafzına denk düşen cinsten. Enerjide tüketim ayağını disiplin etmek yerine doğayı talan etmek pahasına sınırsız üretimi körüklemekten imtina etmiyorlar.

Öte yandan hakkını da teslim edelim; “Rekabetçi enerji maliyeti hane halkına kaliteli, uygun, istikrarlı, güvenilir enerji kaynakları sunma noktasında önemli sorumluluklar yüklüyor bize.” derken diğerlerinin aksine “ucuz” diyemiyor, onun yerine “uygun” demeyi tercih ediyor. Bu bir itiraftır aslında, özelleştirmeler ve rekabetçi yapı sadece pahalılık değil kalitesiz enerjiyi de beraberinde getirmiştir.

Çakma Bakan’ın enerji konusunda dünyayı da takip etmediği de anlaşılıyor; “ Türkiye’nin nükleeri kullanmamasının ve sözde çevreci söylemlerle yapılmamasının hiçbir rasyonel tarafı yok. Fukuşima sonrası birçoğu ek güvenlik tedbirleri de ortaya konularak yapıldı. Fukuşima’ya rağmen bu kadar nükleer santral inşa ediliyor olması göz ardı edilemez.”  derken,  Fukuşima nükleer santral felaketi yaşandığında Japonya Başbakanı olan Naoto Kan’ın kazadan  beş yıl sonra itirafta bulunarak, “Erdoğan’a Japon nükleer teknolojisini tavsiye ettiğime pişman oldum. Türkiye gibi sismik ve terör riski olan bir ülke nükleer santralden vazgeçmeli” dediğinden  de bihaber…

Anlaşılan taze Bakan bu güne değin nepotik saiklerle ihalesiz iş bağlamaktan enerjiyi öğrenmeye zaman bulamamış. Lakin “ bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp” derler. Sen istemesen de direnen halklar sana öğretecektir.

Az kaldı; belki yarın belki yarından da yakın…

Enerji Çalışma Grubu

15